Ahmet

Dostlukta dikkat edilecek hususlar
• İhtiyaç anlarında yardımına koşmalı, • Arkadaşının sırrını gizlemeli, • Ayıplarını ve kusurlarını örtmeli, • Hoşuna giden adıyla çağırmalı, • Gerektiği takdirde iyilik ve yumuşaklıkla nasihat etmeli, • Arkadaşı hakkında gıybet edildiğinde hakkını korumalı, • Kusurlarını affetmeli, • Arkadaşının sağlığında ve ölümünde her namaz dan sonra ona dua etmeli, Sevinç ve kederlerinde ortak olmalı, • Arkadaşının yüzüne karşı nasıl davranıyorsa gıyabında; arkasında da öyle olmalı, Ayakta karşılamalı, güler yüzle selâmını almalı, ona yer vermeli, • Arkadaşının ve çocuklarının hâlini sormalı, • Kalktığında onu kapıya kadar yolcu etmeli, • Arkadaşının vefatından sonra ailesiyle, çocuklarıy la ve sevdiği akrabalarıyla alakayı kesmeyip görüşmeli, vefalı olmalıdır.
Sayfa 185 - Hasbahçekitap, Muallim Naci·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Reklam
Geveze Kimdir?
Ölçülü ve yerinde konuşmak kadar güzel bir şey var mıdır? Aksine, gevezelik kadar da kötü şey var mıdır? Geveze bilir bilmez her şeyi söyler. Söylediği lafın uygun olup olmadığına bakmaz. Hiçbir şeyi gizlemez. Her ne görse, işitse ve bir şeyden şüphe etse, herkesin yanında ve her yerde pat diye söyler. Ya da ona buna gizlice söyler, herkesi kendisine dost ve sırdaş sanır. Halbuki kendisi hiçbirinin dostu ve sırdaşı değildir. Her gün ötekinin berikinin evinde, dükkânında ne ol muş, ne olmamış en ufak şeyleri bile anlamak ister. Herkesin adına, sanına, ahlâkına hatta inancına yakışmayacak şeyleri bile çekinmeden söyler. Bu gibi insanlar, bulundukları şehrin adeta fesat borusu gibidir. Böyle bir ahlâka sahip olan kişinin yedi mahalleye değil, yedi memlekete zararı vardır.
Sayfa 69 - Hasbahçe, Muallim Naci, İlla Edep·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
Temiz hava dokunur
Bazı şeyleri çocuğun gönlüne bırakmayacaksın. Tutacaksın kolundan zorla dışarı çıkaracaksın çocuğu. Onu, teknolojinin ulaşamadığı yerlere götüreceksin. "Bu kadar yolu bunun için mi geldik?" diye soracak çocuk. Bir tıkla her şeye, her yere ulaşabiliyor ya! "Bu kadar yolu bunun için mi geldik?" diye soracak çocuk. Çünkü rahatsız olacak. "Bunun için mi?" dediği de, yere serilen örtüden üstüne tırmanmaya başlayan karıncalar, zaman zaman kafasının etrafında turlayan birkaç arı... Sonra bilindik tabiat güzellikleri... Farklı kokularda binlerce çiçek... Farklı türlerde on binlerce ağaç... O kadar yolu tepmenin mükâfatı olarak serin, temiz bir hava... Bu rakıma çıkmak için zaman harcamak, yol kat etmek gerekiyor işte. Aynı evi kaç kişiyle paylaşırsa paylaşsın, gerçekte "evde tek başına" büyüyen çocuk, tabiatta bir başına ne yapacağını bilemediğinden çok sıkılacak. "Telefonun bu kadar zayıf çektiğini, internet erişimi olmadığını bilseydim, buraya gelmezdim." diyecek. Beğenmeyecek hiçbir şeyi, beğense bile belli etmeyecek. "Fotoğrafta göründüğü kadar güzel değilmiş." diyecek; "Bunca yolu bunun için mi geldik?" Zemin paten sürmeye müsait değil diye hayıflanacak. Ormanın ortasında gözleri basketbol potası arayacak, bulamayacak. Eline yapışan reçineye, çam sakızına biraz ürkerek biraz iğrenerek bakacak. Közlenmiş mısır önüne gelecek, patlamış mısır yok mu, diyecek. Büyükler: "Gez, oyna, oturup durma!" diyecek. "Börtü böcek, patikalar, ağaçlar... Her yer aynı işte." diye cevap verecek çocuk; "Bunca yolu bunun için mi teptik?" Sonra gün batacak. "Bu kadar yolu bunun için mi geldik?" diyemeyeceği güzellikte, şehir ışıklarından hoşlanmayan binlerce yıldızı seyredecek. Yıldızların fotoğrafını çekecek. Ama telefonunda, tabletinin ekranında çıplak gözle gördüğü netlikte ve çoklukta
Sayfa 78 - İdris Eren, insan ve hayat kitaplığı, Çamlıca kitap·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Zamanı Doğru Kullanmak
Bak şu bir takım işsiz, güçsüz insanlara! Erkek olsun kadın olsun,saatlerce aynanın önüne geçerek kendilerine çekidüzen verirler. Bir gezintiye çıkıp temiz hava almak yerine, kötü arkadaş peşine takılıp seyir mekânlarına, kalabalıkların arasına giderler. Ya da bilgisayar ve ekran başında türlü türlü oyun ve eğlence ile kıymetli vakitlerini geçirirler. Yiyip, içip, eğ lenceye ve zevk u sefaya dalarlar. Nefsanî isteklerini yerine getirirler de yerine getirmeleri gereken asıl insanî vazifelerini unuturlar. Bu vazifelerini yerine getirmedikleri için dünya ve ahirette mahcup olacaklarını hatırlarına bile getirmezler. Bunlar her gün, her saat ve dakika; her yaştan insanın öldüğünü gördüğü hâlde yine de akıllarını başlarına toplamazlar.
Sayfa 52 - Hasbahçe·Kitabı okudu
Alıntı
İlla edep
Önemli hadiselerin insan zihnine etkisinin çok olduğu gibi, edep ve güzel ahlâktan ve bu hâl ile hâllenmiş insanların hikâyelerinden bahsetmek de insanların kalbini doğruya sevk etmeye büyük bir vesiledir. İşte elinizdeki kitabın maksadı da; birtakım ibretli nasihatler ve misallerle okurların ahlâkını güzelleştirmek, onlara iyi hasletler kazandırmaktır. Bu kitap size, kâmil bir insan olmanın olmazsa olmazlarından edebe, âdâb-ı muâşerete dair pek çok konuda kısa ve öz bilgi-birikim sunuyor. Geçmişimizden, örf-âdet ve geleneklerimiz vasıtasıyla devraldığımız bu mirası, gelecek nesillere doğru bir şekilde aktarma vazifesini üstleniyor.
Sayfa 1 - Hasbahçe kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam