Selçuklu çöktüğünde Türklüğün kolektif dehâsı Osman Gazi'yi ortaya atmıştır. Yabgulu Oğuz Devleti çökerken de Türklüğün kolektif dehası Selçuk Bey'i ortaya atmıştı. Birinci Dünya Savaşı'nın bitimine doğru ise Türklüğün kolektif dehâsı Mustafa Kemal Paşa'yı ortaya atmıştır. Benim kişisel görüşüm şudur ki Türklüğün kolektif dehâsı Enver Paşa'yı ortaya atsaydı Mustafa Kemal Paşa tutunamazdı. Bu kişisel görüşüm eleştiriye açıktır. Bununla beraber Türklüğün kolektif dehâsı Tanrı'nın dehâsı olmadığına göre yanılgısız sayılmaz. Türklüğün kolektif dehâsı kusursuz değildir. Atatürk ve Enver de kusursuz görülemezler. Aksi takdirde hepsine birden tanrılık atfetmemiz kaçınılmaz olurdu.
#MetinSavaş
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bazılarının ermeni soykırımı olarak dile getirdiği ama bizim yüz akımız olan ermeni tehciri döneminin Diyarbakır Valisi Dr. Mehmet Reşit Bey'in hayatı ve hatıralarını ele alan bir kitap.
Ne yazık ki kitap eskimiş ve tozlanmış raflarda yerini almakta. Bence Türk gençliği özellikle ermeni tehciri konularında bu kitabı baş ucu eserleri arasına koyması gerekmekte. Bu vesile ile yeni baskısı için kitap basım evlerine de çağrı da bulunmuş olayım.
Tehcir başlamasına yakın bir tarihe Dr. Mehmet Reşit Bey'e kulak verelim:
Doğudaki Ermeniler aleyhimize öylesine kışkırtılıyorlar ki şayet onlar yerlerinde bırakılmış olsalardı çevremizde canlı olarak bir tek Türk bulmak, bir tek Müslüman yaşadığını görmek imkânsız olacaktı. Diyarbakır’da bulunduğum zaman süresinde bunların sicillerini inceledim, yaşantılarını takip ettim, düşüncelerini öğrendim. Evlerinde yaptırdığım araştırmalar gayeleri hakkında bana kesin kararlar verme imkânını bahşetti. Bazı evlerde ele geçirdiğimiz silah ve cephane koca bir orduyu bir anda yok edecek sayı ve vasıflarda idi. Korkunç ve müthiş teşkilatları var ve yalnız bulundukları bölgede değil, memleketin dört bir yanına uzanan kolları ile bu teşkilat, serbest bırakıldığı takdirde, çok geçmeden Anadolu’da Türk’ü mumla aramamız gerekecek. Yani ya onlar bizi, ya biz onları... Onlar bizleri yok etmek inancı ve kararı ile şartlanmışlardır. Şayet durum böyle olmamış ve kurdukları teşkilat bölge içinde kalmış olsaydı oldukları yerde bastırır ve her hangi bir hadise çıkarmalarını kolayca önlerdik. İyi niyetli kişilere elimizi sürmek aklımızdan geçmedi. Oysa onların mütecaviz davranışlarıyla bizleri ortadan kaldırmak için hazırlandıkları artık gizlenemez hale gelmişti. Yani anlayacağınız, bizleri meşru müdafaa için harekete sevk eden onlardır."
Bu vesile ile 8