İç dünyası zengin olan bir kişi yazgıdan çok şey beklemez; buna karşılık bir aptal, sonuna dek bir aptal olarak, bir hödük de bir hödük olarak kalır; isterse kendisi cennette, etrafı hurilerle çevrili olsun..
İnsanın olası mutluluğunun ölçüsü bireyselliği ile önceden belirlenmiştir. Özellikle zihinsel gücünün sınırları, yüksek bir hazzı alma yeteneğini sonsuza dek belirlemiştir.
Ölümlülerin yazgılarını belirleyen üç faktör:
1- Ölümlünün ne olduğu: Beden, sağlık vb.
2- Neye sahip olduğu: Mal, mülk
3- Neyi temsil ettiği: Saygınlık, nam, şöhret
“Her şeyi bilir, her şeye gücü yeter ve son derece eksiksiz bir varlık” fikrini zihninde bulan Descartes bu fikri aklına koyanın ancak kendisi de mükemmel olan bir varlık, yani Tanrı olması gerektiği sonucuna ulaşmıştır.