A. Z.

Bir zamanlar, ormanın derinliklerinde bir tilki yaşarmış. Kendine münhasır, yabani bir ruhu varmış onun. Herkesten kaçan, kendi doğasının peşinden giden, kafasına göre yaşayan biriymiş. İnsanlardan uzak dururmuş zaten; kimsenin onu anlamasını da beklemezmiş. Çünkü hayat ona hep kaçmayı, saklanmayı, kovalamayı öğretmiş. Yine günlerden bir gün, ormanın kuytularında dolaşırken bir güle rastlamış. Öyle güzelmiş ki gül… Kokusu rüzgâra karışıyor, zarafeti bütün ormanı susturuyormuş adeta. Ama güzelliğinin bedelini de ağır ödemiş. Herkes dokunmuş ona; hırpalamış, kırmış dallarını, incitmiş köklerini. Yine de bütün yaralarına rağmen öylesine güzel açıyormuş ki… Tilki onu görür görmez kendinden geçmiş. Hatta önce korkmuş. İçinde tanımadığı bir his dolaşmış; ürkmüş, kaçmak istemiş. Tam o anda gül fark etmiş tilkinin gözlerindeki telaşı. Korkma,demiş usulca.Endişelenme… Her şeye rağmen güzellikler mümkündür.” Ama tilki inanmamış. Çünkü hayatında ilk kez böyle bir duyguyla karşılaşıyormuş. Bildiği tek şey kaçmakmış; yaklaşınca canının yanacağına inanmakmış. Gül anlatmış da anlatmış Tilki ise zamanla sakinleşmiş. Derin bir nefes alıp ilk kez gerçekten dinlemeye başlamış birini. İnsanları bırak,demiş gül. Ben sana yeterim. Yeter ki bana inan, güven. Ama sorun da buymuş zaten. Tilki en başta kendine bile inanmıyormuş. Gel zaman git zaman, tilki uysallaşmış. İnsanlardan kaçtıkça güle yaklaşmış. Onu dinlemiş, koklamış, yanında huzur bulmuş. Gül bir gün ona: Sen benim bahçıvanım ol,demiş, Ben de senin yoldaşın. Tilki buruk bir gülümsemeyle başını eğmiş. Ben zor biriyim demiş. Sıkıntılıyım,Fıtratım gereği kaçarım. Yapamam. Gül ise hiç düşünmeden: Yaparsın demiş. Tilki ne yapsın Kokusundan, renginden mest olduğu gülden gitmeye zaten hiç niyeti yokmuş. Başlamış onun dallarını
Reklam
Cahit Sıtkı Tarancı
Kimdir bana gülümsiyen yeşillik balkonundan? Demek gecelerden sonra nihayet gün doğuyor. Bir gülüsündür gençliğimi döndürdü yolundan; Yanan şu alnım elinin gölgesiyle soğuyor. Güzelsin ya, ne olursan ol, girdin hikâyeme; Çok değil evi barkı terkedip sana uyduğum, Ancak sen tâzelikte gül yaraşır pencereme; Uykusuz gecelerimde kokusunu duyduğum. Eğil bak suya, ordadır güzelliğin, gençliğim. Sen gel beni dinle, günlerimiz heba olmasın. Yorgun başımı göğsünde emniyette bileyim; Artık taslarımız ayrı çeşmelerden dolmasın.
Edebiyat
Şaşırdım Kaldım İşte
Sözde, senden kaçıyorum doludizgin atlarla, Bâzan sessiz sedasız, ipekten kanatlarla, Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla, Karşıma çıkıyorsun en serin imbatlarla, Adını yazıyorsun bulduğun fırsatlarla, Yüreğimin başına noktalarla, hatlarla, Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla, Sözde senden kaçıyorum doludizgin atlarla.. youtu.be/Pcnuuo_QJ_s?si=...
Şimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi taşınacak suyu göster, kırılacak odunu kaldı bu silinmez yaşamak suçu üzerimde bileyim hangi suyun sakasıyım ya rabbelalemin tütmesi gereken ocak nerde? instagram.com/reel/DN-gpy-iFa...