Yaşamak, sayfaları çevirdikçe olacakları daha çok merak ettiğim ve gözyaşlarıma hâkim olamadığım bir roman oldu. Yazar inatla okuyucusuna ölümlü bir dünyada yaşadığımızı ve savaş, kıtlık, çocuk ölümleri, zalim yöneticiler gibi can sıkıcı ve kötü şeylerin varlığını hatırlatma kaygısıı güdüyor. Son satırları okuyup kitabı kapattıktan sonra boş bakışlarla duvara baktıran cinsten bir kitap - iyi bir anlamda. Kitabı okuyup Fugui'nin kederlerine değdikten sonra kendimi biraz büyümüş, değişmiş ve gelişmiş hissettim. Evet dedim, "Yaşamak" böyle bir şey ve insan özür dilemeli, sevmeli, sevdiklerine iyi davranmalı çünkü ölüm var, hastalık var. Yazarın ölümü süslü cümlelerle ve şaşırtıcı bir şekilde vermeyişi, yüze vururcasına "Öldü." deyişi de aynı gerçek hayattaki ölüm gibi değil mi? Bir anda ve hiç beklenmediği hâlde kapınızı çalıyor. Bu bence yazarın bilinçli bir tercihiydi. Yaşamak, size kendi hayatınızdan esintiler hissettirecek ve sizi geliştirecek bir kitap. Tavsiye ediyorum.