Ah!... Bütün olmazların olmaya durması, bütün uzakların yakın olması, bütün duaların kabulü, bütün güzelliklerin sökün etmeye başlaması bu bir cümlelik duaya bağlı imiş.
Midemizin açlığını şöyle veya böyle giderebiliyorduk da, gönüllerimizin ve zihinlerimizin aç bırakılması tahammüle gelmez bir şeydi. Sevgilerin yalan, dostlukların sahte olduğunu görerek hiç durmadan tokatlanıyorduk.
Gelince vakt-i hacet geçmedim hatırlarından hiç
Onunçün ben de şimdi hatır-ı ahbabdan geçtim.
''O dostlar ki kendilerine çok ihtiyacım olduğu günde beni hatırlarından hiç geçirmediler; onun için şimdi ben de dost hatırından geçtim!...''
Zamanın başlangıcında, henüz dünya çok gençken, insanların ataları ve kurtlar birlikte ava çıkarlarmış. Sonra araya ateş girmiş ve yolları ayırmış. Kurtlar bu zamanları hiç unutmazlarmış; ne var ki insanoğlu o günün hatıralarını çoktan silmiş hafızasından...