Kitabın daha giriş kısmında yazarın şu alıntısı beni etkisi altına aldı; "Tali mevzular derecesinde de olsa Müslümanın ihtilaflı konularda her zaman Müslümanca bir tercih yapması gerekir. Güzel olan Müslümanlarla aynı safta yer almak, aynı tercihi yapmaktır."
Tercihimiz her konuda olduğu gibi elbette Filistin konusunda da Müslümanca bir şekilde olmalıdır. Yazarın her bölümde üzerine basa basa söylediği gibi *"Filistin'e sahip çıkmak sadece Filsitinlilerin değil, tüm ümmetin görevidir."*
Filistin, Kudüs, Mescid-i Aksa kelimeleri ağzımızdan çıktığı gibi 'ama onlar da' diye başlayan yaftalara belgelerle, tarihi kanıtlarla, ayet ve hadislerle cevap niteliğinde bir kitap. Her satırı özümsenmeli diye düşünüyorum. Toplumda oluşmuş yanılgılara cevaba Filistin neresidir, kimlerin hakkı vardır, asıl sahibi kimlerdir gibi temel sorularla başlanmış sonrasında belki defalarca duyduğumuz iftiralara teker teker belgelerle ve mantık çerçevesinde cevap verilmiş. Bunların başlıcaları "Üç Din ve Kudüs, Filistinliler toprak sattılar mı? Filistin mücadelesi bir terör müdür? Neden siviller öldürülüyor?" başlıkları altında toplanmış. Her sorunun üzerinde itinayla durulmuş ve doyurucu cevaplar verilmiş. Soru cevap gibi ama aynı zamanda Filistin hakkında özet niteliğinde bir kitap olmuş.
Bmog ile birlikte ikinci kez katıldığım tahlilde Ahmet Varol'un bu kitabını da ikinci kez okuma fırsatım oldu. Her satırı ilk kez okuyormuşum izlenimi verdi bana, tekrar tekrar okuyup özümsemeliyiz ki kitabın adının hakkını verelim ve bu yanılgılara cevap verebilelim diye düşünüyorum. Tahlilimi de çok beğendiğim birkaç alıntı ile bitirmek istiyorum.
"Bir toprak üzerinde haksız işgal ve gasp yoluyla hâkimiyet kuranlar mı daha çok hak sahibidir yoksa oradan, zorla, şiddete başvurulması suretiyle çıkarılmış