"Benim yüzümden herkese yalan söylüyorsunuz."
"Ahu," dediğinde sesindeki ton yüzünden kalan kelimelerim de alıp başını gitti. Sesi her geçen gün biraz daha yumuşuyor gibiydi ya da bana öyle geliyordu. Yüzü de yakındı gözleri de dudakları da.
Ahu olduğumu onaylayan bir mırıltı döküldü dudaklarımdan. Kendimden beklemediğim kadar uysaldım. "Sadece yanımda dur." dedi bakışlarını gözlerimden koparmadan. "Tam burada, yanımda," diye devam etti. "Anla artık. Beni zorda bırakacak tek şey gözümün önünden ayrılman."
~Bazen bazı duygular taşınamayacak kadar ağır hissettiriyor, olduğun
yere sığamaz hâle getiriyordu. Nefes alıyorum sandığın güvenli alanın, Bir anda seni nefessiz bırakabiliyordu.
Asıl savaş yeni başlıyordu. Kralşan farkında değildi ama uyuyan bir canavarı uyandırmıştı. Bunun da farkında değildi. Bir kere daha kaybetmeyecekti Timur. Bir kere daha ona sunulan sevginin ölüm getirmesine izin vermeyecekti. Artık küçük değildi. Kolları uzundu. Bir ölüm daha görmeye ise gücü yoktu. Hele de ablasının ardından kalbinde açan tek gül ilk defa bu kadar canlıyken. Gaza daha da yüklenirken yanında sadece gözünün önündeki karanlık perde, kalbine verdiği en büyük söz vardı.
Sana söz, Ahu. Her yeri kana bulasam dahi bu cehennemden canlı çıkaracağım tek kişi sensin.