İnsanın münhasıran kensininin olacak şeyi ancak bir çocuk olabilir. Ne diyorum? İnsan değil kadının demeli. Çünkü her erkeğin benim dediği ve münhasır onun olan bir anası, kız kardeşi, sevgilisi, bir kadını vardır. Kadının öyle değildir. Hiçbir kadının benim diyebileceği bir erkek yoktur, yalnız çocuğu vardır. Ve çocuğu hususiyle bir şahsiyete malik almadan onundur. Sonra çocuğunun çocuğu, hep çocuklar!
Zannetmiyorum ki, mezerda seninle beraber yatacağımız mezarda bile sen benim, ebediyen benim oldun diye o ebedi huzur ve sükûneti duyayım! Aramıza soktuğun yabancı hayallerin ördüğü duvarlar o kadar kalın ki başım ve kalbim oraya çarparak parçalansa onlar yine yıkılıp seni göstermeyecek! Acaba bu duvar arkası bir hiç, bir boşluk mu ve daima boşluk mu idi?
Mevcudiyetine karıştırdığın kadını bıraktın, gidiyorsun; bir kukla arkasından, geçici ve maddi bir ihtiras arkasından gidiyorsun ve giderken beni, benliğimi götürüyorsun.