İbn Teymiyye'nin yaşadığı asırda tasavvuf denilince fena, sekr, cezbe, vecd, vahdet-i vücut, sema, hırka, silsile, tarikat merasimi, tekke adabı ve usulü, türbe ve yatır ziyareti, ermişlerden medet umma, evliyayı Allah katında şefaatçi ve aracı kılma, gayba erenler v.s. gibi hususlar anlaşılıyordu. İbn Teymiyye "İslam'ın ilk şeklinde yok" diyerek bunları reddeder.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İbn Teymiyye'nin eleştiri okları acımasız bir şekilde daha çok Hallaç ve İbn Arabi'ye yönelmiştir. Ona göre Hallaç ve İbn Arabi seksiz şüphesiz birer kafirdirler. Bu yüzden Hallac'ın katli yerinde ve gerekli olmuştur. Onun söylediği sözlerin İslam'la bir alâkası yoktur.İbn Teymiyye İbn Arabi'nin ileri sürdüğü fikirlere ve onun sisteminede temelden karşı çıkar.
Bunlar, İbn Teymiyye'nin tasavvuftan ziyade Hallaç'ın hulul, İbn Arabi'nin vahdet-i vücut ve bazı tarikatçı tasavvuf telakkilerini reddettiğini savunurlar.
İbn Teymiyye, genellikle tasavvuf karşıtı olarak bilinir. Ancak özellikle son dönemlerde bazı araştıncılar, onun kendine has bir tasavvuf anlayışının bulunduğunu, ilk dönem (selef) Müslümanları arasında yaygın olan tasavvufi düşünceye saygılı olduğunu hatta ondan istifade ettiğini savunmaktadırlar.
Görüldüğü gibi İbn Teymiyye, Kur'an'dan sonra selef diye tabir ettiği ilk nesil (sahabe-tabiin) in görüş ve metotlarına büyük önem vermektedir. Bu anlayış, onun fikriyatının temelini oluşturmaktadır.