nyks

nyks
@aidanixie
Gözlerimi açtım. Ayağımı kucağına almış, oturmuş beni izliyordu. Nabzım kendinden geçti. Nasıl olabiliyordu da bu kadar çabuk öfkelenen biri böyle nazik olabiliyordu? "Durmamı ister misin?" Alnına düşen saçları ıslaktı. "Hayır." Eğilip, yüzlerimizin arasında sadece santimetreler kalana kadar yaklaştı. Geri çekilmedim. Son birkaç gün uzaklaşıp gitti. Aramızdaki tek geçmiş, bana anlatmadığı geçmişimiz, sıcak güneşin altında eriyip yok oldu. Ve sonra Rafa beni öptü; son deneyimimizdeki gibi alelacele değil; yumuşak, düşünceli bir şekilde. Tadı portakal gibiydi. Elleri gergin bir şekilde ayak bileklerimde kaldı. Öpüşü derinleşti. Avucumu bacağından yukarı doğru kaydırdım. Beni durdurup geri çekildi. "Beni öldürüyorsun, farkındasın değil mi?"
Sayfa 106 - Yabancı Yayınları
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Sen insanların sokakta yanlarından geçerken dönüp baktığı ve kim olduğunu, ne iş yaptığını merak ettiği tiplerden birisin."
Sayfa 156 - Yabancı Yayınları
Büyürken, inancın İsa'nın bizim için öldüğüne inanmak olduğunu sanırdım; ve buna sımsıkı bağlı kalırsam öldüğümde onu göreceğimi düşünürdüm. Fakat benim için inancın anlamı artık bu değil. Artık benim için inanç, birinin sizin içinizde sizin göremediğiniz bir şeyi görmesi ve bunu siz de görene kadar pes etmemesi anlamına geliyor. Bunu istiyorum. Bunu özlüyorum.
Sayfa 153 - Yabancı Yayınları
Bana doğru koşarak bedenimi, yıkılan binaların havadaki enkazından kendi bedeniyle koruduğunu hayal ettim. İlk başta çığlık atmıyorduk, herkes öylece kalmış ve sadece hayatta kalmaya odaklanmıştı. Benim Bradley'de öğreneceğim en şaşırtıcı ders olacaktı bu: Sadece nihayet güvende olduğunda çığlık atarsın.
Sayfa 117 - Yabancı Yayınları
Çocuklar ona arkasından Köpekbalığı diyorlardı, fakat aslında onun sıradışı gözleri ileride kocasının onunla ilgili en çok sevdiği şey olacaktı.
Sayfa 42 - Yabancı Yayınları