Jessica Knoll

Jessica Knoll

Yazar
5.5/10
30 Kişi
·
66
Okunma
·
0
Beğeni
·
626
Gösterim
Arada sırada etrafımdakileri dilim dilim doğrayan, onu tetikte tutan jilet gibi keskin dilim küçük bir mükâfattı.
İki insanı bir arada gördüğünüzden ayrı ayrı gördüğünüzden daha iyi insanlar olduğunu düşünüyorsanız, onların birlikte olmaları gerektiğini anlarsınız.
Ben o yaşlardayken kahvenin tadı benzin gibi geliyordu bana ama şimdi kahve öğle yemeğiydi.
Birisine kendinizle ilgili utanç verici bir şeyi anlatabileceğiniz tek zaman; birisinin, size utancın bile yakıştığını düşünecek kadar sizin için çıldırdığı andır.
400 syf.
·10 günde·5/10
Öle bayıla okuduğum bir kitap değildi, hatta okurken içim sıkıldı. Belki de benim tarzım değildi ya da şuan ki ruh halim bu kitaba göre değildi bilmiyorum!!! Geçmişle gelecek arasında mekik dokuyan bir olay örgüsü...
Bitirdim kitabı .
400 syf.
·15 günde·Beğendi·8/10
Kitabı okuduktan sonra hakkinda yapılan yorumlarıda taradım. Sanırım benim yorumum diğer okuyuculardan farklı bir pencereden olacak. İndirimli ürünler arasından aldığım bu kitapla ilgili pek beklentim yoktu. Lakin bayağı beğendim. Lise öğretmenlerine de bilakis tavsiye ediyorum. Ani'nin başına gelenler Türkiye de öğrenim gören bir çocuğun başına gelmez bunlar hep Amerikan yalanları dersek baştan kaybederiz. Kitap sosyolojik açıdan değerlendirilebilecek bir kitap. Ergen psikolojisi gözlemleri müthiş. Sınıf atlayacak diye benliğini kaybeden bir birinin kopyası insanlar var etrafımızda. Bu durum kitapta çok güzel işlenmiş. Eğer kendi ayakların üstünde durmayı öğrenmez koca parasına dayanırsan bir gün o desteği kaybettiğinde neler olabileceğini tokat gibi vuruyor yüze. ( Ani bu konuda şanslı). Dil ve anlatımıda çok güzel en sevdiğim tarzdı. Kendimden bir sürü saçma şeyde buldum ( sarı sac yaptırmak için anneyle kuaföre gidilmesi ve o saçın petrol yeşili olması, annenin kuaförde sinir krizleri geçirmesi ve eczaneden alinan 2.0 siyah saç boyasınin evde uygulanmasıyla gerçekleşen mutlu son, ki kaşlarınız açık renkse verdiği mutluluk hazzı tarif edilemez.) son olaraktan 18 yaşından küçük kızınızı bu kitabı okurken bulursanız kitabı alın ve imha edin...
400 syf.
·4/10
Aldığı ödüllerle ilgili şüpheye düşüren bir kitap.Sonunda başka şeyler olcak diye beklenti içinde okumaya devam ediyorsunuz ama elle tutulur hiç bir sonuç alınmıyor.Okunduğunda çok bir şey ifade etmeyen yarıda bırakmak için direndiğiniz bir kitap.Kesinlikle aldığı ödülü haketmiyor.
400 syf.
·2 günde·8/10
Merak ettiğim kitaplardan biriydi. Malum, kitap epey beğeni almıştı. 2015'in en başarılı çıkış romanı ünvanına sahip. Film hakları satın alındı filan. Önceleri 'bu ne sığ bir kızdır' diye diye okudum. Sonraları bu kızın neden böyle olduğu, yaşadıklarını öğrendikçe çıktı ortaya. Konuyla ilgili 1 adet sıkıntım var. Onu burada paylaşamam çünkü spoiler olacak. Bu sıkıntı haricinde okunur, filmi de izlenir diyorum.
400 syf.
·2 günde·4/10
Evet, an itibariyla bu kitabı bitirmiş bulunuyorum. Genel olarak nasıl bir kitaptı... Ne çok iyi, ne de kötü. Sadece iyi. Kitaba başlarken hiçbir bilgim, beklentim yoktu. Kitabı okumaya başladığımda bir şeyler oluyor ama ben bir türlü adapte olamıyormuş gibi hissettim. Kitabın geçişleri iyi değildi. Çoğu geçişlerde bocalıyorsun. Geçişlerden kastım kitapta bir geçmiş, bir de asıl olduğu zamandan bahsediliyor ama bölümler içinde olan olaylardan bahsediyorum, ben. Kitabın konusu 29 yaşında, hep diyet yapan, sivli dilli, iyi bir dergide çalışan, nişanlı ve 'bana göre' psikolojik olarak sorunları olan bir kadın ve bu kadının 14 yaşında yaşadığı kötü olaylar... Psikolojik olarak geçmiş o kadar seneye rağmen insanların üstünde onda bıraktığı, 'suçlusun, hak ettiğin cezayı almadın' etkisini ortadan kaldırmak, suçsuz ve masum olduğunun ortaya çıkmasını ve insanların ona inanmasını istiyor. Geçmişinde yaptığı bazı hataları, şu anki zamanında da yapmaya devam ediyorken, "hatanın neresinden dônersek kârdır" diyerek kitabı bitiriyor, yazar. Kadın karakter 29 yaşında, geçmişe meydan okuyor ve geleceğine, geçmişinden bugüne gelen zaferin tadını çıkarırken, daha sağlam adımlar atarak kendi hayatını yaşamaya bakıyor. Bir kadın, her zaman ne yapması gerektiğini bilir... bazen geçte olsa.
400 syf.
·5 günde·5/10
Ortasina kadar oldukca sıkıcı ve zaman akışı karmaşikti. Neyse ki ortadan sonra biraz hareketlendi.Ani gecmisini silmeye calismak yerine yuzlesmenin gerekliligini farkediyor.'Hayata devam etmenin hayat hakkinda hic konusmamak, hic sikayet etmemek anlamina gelmedigini idrak edecek biri 'dye tarif ediyor hayalindeki kisiyi.
400 syf.
·1/10
Bugün size şu zamana kadar okumuş olduğum (bana göre) en kötü kitabın yorumunu yapacağım. Öncelikle bu kitabı çok önceden 9,90 a almıştım. Kitaplığımda öyle duruyordu. Bende okuyayım dedim. Kitap resmen 2-3 hafta elimde süründü. 3 haftada anca okudum. SPOİ İÇEREN BİR YORUM olacak ama yazacağım. Öncelikle size kitaptan biraz bahsedeceğim. Ani FaNelli nişanlısı olan Luck ile düğün hazırlıkları yapmaktadır. Bu düğünden sonra ani geçmişini geride bırakacağına inanıyordu. .

Kitapta biz Ani'nin şimdiki yaşamının yanında geçmişte yaşamış olduğu olayları da görüyoruz. Ben kitabı okurken sonuçta her kitap gibi bu kitapta da bir emek var deyip okumaya devam ettim. Kitapta baş karakterimiz olan Ani'nin geçmişinde yani lise yıllarında, sadece popülerlik uğruna YAPTIĞI SAÇMALIKLARI okuyoruz. Kitapta bir kadını aşağılamaktan başka bir şey olmuyor. Baş karakterimiz tecavüze uğruyor, onu aşağılıyorlar, her türlü pis şeyleri yapıyorlar buna rağmen POPÜLER OLMAK İÇİN bunları ona yapan kişilerin yanında duruyor. Ben bir kadın olarak bundan utandım. Belki gerçek olmayabilir. Ama işin gerçeği böyle şeyler gerçekten var. Popülerlik, zenginlik uğruna bu yaşadığı şeyleri yok sayan, bunları görmezden bir kızın hikayesini okuyoruz. Kitabın sonunun nasıl bittiğinin bir önemi yok bana göre. Fazla uzatmaya gerek yok. Ben kitabı hiç beğenmedim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Jessica Knoll
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 66 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 45 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.