Çocuklar Neden Yapay Zekâya Dert Anlatıyor?
🙍‍♂️Çocuklar yapay zekâ sohbet robotlarını arkadaş olarak görüyor, onlara duygusal yakınlık geliştiriyor, kendine zarar verme gibi tehlikeli davranışları normalleştiren sohbet veya terapi botlarıyla saatler geçiriyorlar. Çocukların çatışma çözme, psikolojik dayanıklılık, empati gibi becerileri kazandığı gelişimsel dönemlerinde, yapay zekâ dünyası giderek gerçek insan etkileşiminin yerini alıyor. Bazı köşe yazılarını bir kez okur geçerim. Gazeteleri kâğıttan okuduğumuz, dijital dönüşüm öncesinde klasik habercilik reflekslerinin son güçlü dönemi olan o güzel yıllarda, Radikal ve Referans’taki bazı köşe yazılarını ise kesip dosyaladığım olmuştur. Dönüp dönüp yeniden okuyayım diye… Geçen gün Financial Times’tan Simon Kuper’in Gazete Oksijen’de Türkçe çevirisiyle yayımlanan bir köşe yazısı (“Ebeveynlik bu muymuş?”), bende tam da o nostaljik hissi yeniden doğurdu: “Bugünkü ebeveynler telefonlara hazırlıklı. Bizim kobay jenerasyonla yaptığımız hatalardan ders aldılar. Dünya genelinde sosyal medyayı çocuklara yasaklamaya ve okullara telefon sokmamaya yönelik önlemler var. Bugünkü ebeveynleri gafil avlayan ise yapay zekâ,” diyor Kuper bu yazıda. Altını kalın kalın çizip duvara asmayı hak eden bir tespit, değil mi? Evet, yetişkinler olarak gafil avlandık. Herkes birbirine bu konuda akıl veriyor; kendi deneyimini paylaşıyor. Kimisi “modern ebeveynlik” kisvesi altında, kimisi umursamaz, kimisi aşırı korumacı, kimisi sonsuz endişeli... Çocuklar ve yapay zekâ kullanımı tartışması, çok katmanlı ve tek bir doğru cevabı olmayan bir alan. Tabletler, akıllı telefonlar ve yapay zekâ sohbet botları artık çocukların gündelik yaşantısının bir parçası. İçlerinden YouTuber’lar çıkıyor, kod yazabiliyorlar, çünkü dijital dönüşümün içine doğdular. __Bir yandan
Makale|Yazı
“ beyin yakan / gerçeklik büken / varoluş tokadı atan “filmler film önerisi değil, zihinsel deney öneriyorum . çünkü bu filmlerin çoğu bittiğinde hikâye sona ermiyor. asıl film, ekran karardıktan sonra kafanın içinde devam ediyor. `dark city` (1998) karanlık şehir bir adam cinayet suçlamasıyla uyanır ama asıl problem bu değildir. şehir her gece değişmektedir. insanların anıları değişmektedir. ve kimse bunun farkında değildir. matrix'ten önce gelen, matrix'in ilham kaynaklarından biri sayılan kült bilimkurgu. “eğer bütün anıların sahteyse sen kimsin?” sorusunu sorar. appraf.com/title/movie/-jd25 `open your eyes` (abre los ojos)(1997) aç gözünü yakışıklı, zengin ve başarılı bir adamın hayatı bir kazadan sonra parçalanır.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"İNCİ" Neden diretsin ki, neden peşimden koşsun ki
36. BÖLÜM 🌹 İnci 🌹 Göz kapaklarımın ardında gece boyu süren amansız savaşın yorgunluğuyla uyandım. Yalnızlık ve pişmanlık, temmuz sıcağının altına saklanmış bir kış ayazı gibi içime çöreklenmişti. Yastığa gömülen yüzüm, mesajı attığım andaki savunmasızlığın izlerini taşıyordu; tüm sırlarımı ekrana döküp sonra da onları yok etmeye çalışmıştım. Elimi titreyerek telefona uzattım. Ekran karanlıktı. Ne bir arama ne bir mesaj... Serkan'dan gelen koca bir sessizlik. Belki de görmedi, dedim kendimi avutmaya çalışarak. Belki de o "silindi" yazısını umursamadı bile. Belki de anladı ve sustu. Sessizliğiyle seni reddetti. "Başlama İnci," dedim aynadaki solgun yansımama. "Lütfen, bunu kendine yapma." Yüzüme çarptığım soğuk su, ruhumun uyuşukluğunu dağıtmaya yetmedi. Evden çıktığımda şehir, benim gecemden hiç haberi yokmuş gibi hoyrat ve hareketliydi. Dükkâna adım attığımda, işin temposu beni içine çekti. Telefonlar, toplantılar, hazırlıklar... Düşüncelerimi biraz olsun dağıtmıştı. İçimdeki küçük kız hala kırılgandı ama bugün için biraz güçlüydü. En azından şimdi, hayatın akışına bırakmalıydı kendini. “İnci iyi misin? Bu halin ne?” Özlem’in beni gördüğünde verdiği tepki beni kendime getirdi. O diyene kadar fark etmemiştim ama cidden benim bu halim ne siyah pantolon, siyah tişört, siyah ayakkabılar... Renklerin bayram yeri olan bu dükkânda, ben koca bir yas sembolü gibi duruyordum. İçimin karanlığını dışıma kusmuştum ve bunun bu kadar göze batacağını hesap edememiştim. Mahcubiyetle omuzlarımı silktim. “Şey... Uyuyakalmışım. Geç kalmamak için elime ne geldiyse geçirdim üstüme. İyiyim, gerçekten.” Yalan, boğazımda acı bir tat bıraktı ama Özlem her zamanki haliyle konuyu toparladı. “Anladım tatlım, bir an neyin yasını tutuyoruz dedim. Haydi,
1000Kitap
Yunanistan Golden Visa Şartları
Yunanistan Golden Visa programı, en az 250.000 Euro tutarında yatırım (gayrimenkul, yatırım fonu vb.) yapan kişilere oturma izni sağlayan bir programdır. Programa başvurabilmek için aşağıdaki temel şartların sağlanması gerekir: Başvuru Şartları • Avrupa Birliği (AB) veya Avrupa Ekonomik Alanı (AEA) üyesi olmayan bir ülkenin vatandaşı olmak • 18 yaşını doldurmuş olmak • Temiz bir adli sicil kaydına sahip olmak • Başvuru sahibi ve ailesi için geçerli bir sağlık sigortasına sahip olmak Kimler Yararlanabilir? Yunanistan Golden Visa programı yalnızca başvuru sahibini değil, aile üyelerini de kapsar. Bu kapsamda; eş veya partner, 21 yaşına kadar olan çocuklar ve her iki eşin ebeveynleri de oturma izni alma hakkına sahip olabilir. Program sayesinde aile bireyleri Yunanistan’da ikamet edebilir ve Schengen bölgesinde vizesiz seyahat etme imkanından yararlanabilir. Detaylar için ziyaret etmeyi unutmayın: goldenvisasolutions.com/yunanistan-gold...
5 şubat 1937de laikliğin anayasaya kabulüne dair..
5 şubat 1937 tarihinde dönemin malatya milletvekili ismet inönü ve 153 arkadaşı, teşkilatı esasiye kanununun, 2, 44, 47, 48, 49, 50, 61, 74 ve 75. maddelerinin değiştirilmesine dair meclise kanun teklifi sunarlar.. bu kanun teklifini dönemin içişleri bakanı şükrü kaya şu şekilde meclise duyurur; sayın arkadaşlar başta cumhuriyet halk partisinin umumi reis vekili büyük başvekil ismet inönü olduğu halde partinin mebuslarından 153 arkadaşın imzası ile hazırlanan teşkilatı esasiye kanunu tadilleri huzurunuza sunulmuş bulunuyor. Bu tadilleri icab eden zaruretleri huzurunuzda arz etmeyi büyük şeflerim bana vazife olarak verdiler. bu ödevimi yapmak için müsaadenizi rica edeceğim. cumhuriyet halk partisinin prensibleri programında vazıh bir surette tesbit edilmiştir. bu, cihanca malumdur. tatbikatı için de bugünkü türklere ve türkiyeye bakmak kafidir. icra faaliyetinin ateşleri arasında hayatın ve siyasi hayatın seri geçen sellerinin cereyanları arasında belki hakikat objektif olarak görünmeyebilir. fakat önümüzde şaşmaz ve yanılmaz acı da olsa, tatlı da olsa herkese ve her zaman hakikat söyleyen bir tarih vardır. onun mütalea, müşahede ve mukayesesinde herkes serbesttir. Biz, tarihi önümüze bimehaba açabilir ve bakabiliriz. zaten insanlık tarihi türklerle başlamıştır. türkler olmasaydı belki tarih olmazdı ve muhakkak ki medeniyet de başlamazdı. insanlık tarihinin başlangıcından son günlere kadar beşeriyetin faaliyet dalgaları arasında bu kadar derin ve geniş hamlelerle müessir olan türkler son asırlarda ve son devirlerde büyük tehlikeler geçirdi. türkler coğrafyadan kaldırılmak ve istikbal tarihinden silinmek istendi. ... eğer bu gün iyi neticeler görüyorsak onu bu milletin yaptığı ve başardığı iyi işlere vermek zaruri olur. tarihin
Türk Tarihi

Çağatay

@tarihpesent
·
Laikliğin kabulünün yıldönümü kutlu olsun👏 #5 Şubat 1937
Feminist Kuramlar
1.2. Feminist Kuram ve Yaklaşımlar 1.2.1. Feminist Kuramlar 1.2.1.1. Liberal Feminizm Feminist kuramlarla ilgili tüm kaynaklar ilk kuram olarak liberal feminizmi ele almaktadır. Bunun temel sebebi liberal feminizmin tarihsel olarak diğer kuramlardan önce ortaya çıkmış olmasıdır. Liberal feminizm 19. yüzyılda kurumsallaşmaya başlamıştır. Bu kuramın savunucuları arasında Mary Wollstonecraft, Frances Wright, Sarah Grimke, Sojourner Truth, Susan B. Anthony, J. Stuart Mill, Harriet Taylor ve Elizabeth Cady Stanton gibi isimler yer almaktadır. Bu düşünürlerin liberal feminizmi savunmaları, kuramın aydınlanmacı bir inanca sahip olmasına zemin hazırlamıştır. İnsan zihninin kadın ve erkek arasında farklılık göstermediği; yani iki cinsin de aynı zihinsel kapasiteye sahip olduğu liberal feministlerce savunulmaktadır. “Liberal feministler, kadınla erkeğin ruhunun ve akılcı yeteneklerinin aynı olduğunu söylerler, bunu başka şekilde şöyle ifade edebiliriz, bu yaklaşıma göre erkeklerle kadınlar ontolojik olarak aynıdır” (Sevim, 2005, s. 56). Liberal feministler, toplumsal değişimin eğitim aracılığıyla mümkün olduğunu savunurlar. Kadınlar eğitim sayesinde kendi kimliklerini inşa edecek, özgürleşerek toplumda saygın bir konuma ulaşacaklardır. Liberal feminizme göre, kız ve erkek çocuklar arasında cinsiyete dayalı bir ayrım yapılmadan eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalı ve eşit imkânlar sunulmalıdır. Aynı eğitim sürecinden geçen kız ve erkek çocuklarının, toplumda aynı rolleri üstlenebileceği düşüncesi bu kuramın temel argümanlarındandır. Kadınların mesleki konumları eğitim aracılığıyla yeniden tanımlanmalıdır. Liberal feminizm, kadının toplumsal ilişkilerden bağımsız olarak belirli haklara sahip olduğunu savunur. Her kadın, başkalarının eşit