Aisha

Aisha
@aishafee
Fernweh
5 Aralık 2000
33 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·224 syf.··
2021 41. kitabı
Öncelikle şunu belirtmeliyim. Eğer kendinizi boşlukta ve hiçbir şey yapmak istemiyor düşüncesi içinde iseniz ,gerçekten bu kitabı elinize alıp bir göz gezdirmeniz lazım derim. Çünkü kendim de aynı psikoloji içinde iken okudum ve beni kendime getirdi. Tabiki kitaptaki yazarla ortak şeylerimiz var diyebilirim. Bende sanat ile uğraşmayi ve kitap yazmayı seviyorum.(en azından yazı yazıyorum) Ve sanat ile uğraşanlar bilir ki , bir anda kendinizi dünyanın en iyi işini yaptığınızı sanırsınız ama dakikalar sonra 5 para etmez bir iş yaptım dersiniz, yazarın da dediği gibi.Tabiki bu durumlarda da kimsenin güzel sözü sizi harekete geçirmez yada o boşluk hissinden kurtaramaz. Sizin içinizde olan bişeydir bu.Sizinle beraber geldi, sizinle gitmeliydi. Kısacası yazarın bu kitabında birçok sayfayı defalarca okudum içimden parça bulmuştum çünkü, diğer kitaplarından ayrı olarak gayet akıcı otobiyografik eserdi. Sıkıcı bir sayfaya denk gelmedim. Akşam elime aldım uyumadan önce bitirdim.Uyandığımda düşüncelerim çok farklıydı .Tabiki de şarj edilerek kalkmıştım.
Rüzgarlar Hep GençtirZülfü Livaneli · Dex Yayınları · 20196,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·151 syf.··
2021 14. kitabı
1917 Sovyet Devrimi'nin alegorik anlatısı,  Rus İmparatorluğu'nun son çarı II. Nikolay'ı temsil eden çiftlik sahibi Bay Jones'un çiftlikteki hayvanlara eziyet etmesiyle başlıyor. Hayvan halkının gördüğü kötü muamelelere tahammül edemediği için isyan bayrağını çeken ve devrim düşüncesini ortaya atan Koca Reis aslında toplumdaki sınıfsal eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasını destekleyen Marx veya Lenin'in bir temsilini yansıtıyor. Rus çarının tahttan indirilmesiyle, işçi sınıfını oluşturan hayvanların başına geçen Kartopu ve Napolyon adlı iki domuzun romanda iktidara geçmek için verdikleri mücadele ise, Sovyet Devrimi'nin önderleri Troçki ve Stalin'in rekabetini anımsatır bizlere. Bilindiği gibi, devrim döneminde Stalin'in başını çektiği karalama kampanyalarıyla devrimin ikinci adamı Troçki ülkeyi terk etmek zorunda kalır. Stalin, "Komünizm" adı altında büyük bir sömürü düzenini, faşizmi, işkenceyi de beraberinde getirdiği, aslında bir devrim niteliğinde başlasa da değiştirilmek istenen Çarlık Rusya'sından bir farkı dahi olmayan ve hatta işkence ve baskının geçmişte yaşanılandan daha yoğun olduğu totaliter bir rejimin kurucusu olarak karşımıza çıkar. Koca Reis yani Marx tarafından eşitliği getireceği düşüncesiyle oluşturulan bir tür komünist manifesto olarak görebileceğimiz yedi maddelik "Hayvanizm" ilkeleri yavaş yavaş Napolyon tarafından çıkarları doğrultusunda değiştirilmeye başlıyor. "Amaca ulaşmak için her yol mübahtır" mantığıyla yoluna devam eden Napolyon, tiyatro seyircisine Machiavelli'ci bir tip çizerek, bu uğurda ne öldürmekten ne de işkence yapmaktan vazgeçiyor. Marksizmin teoride iyi olmasına rağmen ne zaman uygulamaya geçirilse, açlığı, eziyeti, işkenceyi, soykırımı ve toplumsal ayrışmayı da beraberinde getirmesinden Marx'ı sorumlu tutabilir miyiz,
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · İletişim Yayınları · 2021296,1bin okunma