Serinin üçüncü kitabı olan kuğu ve çakal hakkında okuduğum incelemeler aslında beni oldukça şaşırttı; çünkü diğerlerinin aksine kitabın Fredrik ağzından yazılması ilk gördüğüm andan itibaren beni oldukça meraklandırdı. İkinci kitaptan sonra onun hayatını ve yaşadıklarını oldukça merak etmiştim zaten. Bu kitap gerçekten seride okuduklarım arasında en sevdiğim kitap oldu. Sürekli gelen ters köşeler kitabı elimden bırakamama sebep oldu. Her anlamda Fredrik'in iç dünyasına girmek çok güzeldi.