Evet kardeşim, hayat bir gündür ama nasıl bir gündür anlatayım:
Sabah doğumumuz, bebekliğimizdir, öğlen ço- cukluğumuzdur, ikindi gençliğimizdir; akşam olgunluğumuzdur, yatsı ihtiyarlığımız, yaşlılığı mızdır; gece girdiğimiz yatak ise mezarımız, ölümümüzdür.
Bir ömrün sabahı, öğleni, ikindisi iyi geçmişse gecesi de öyle geçer. Yani bir ömrün dünyası nasıl geçerse ahireti de öyle geçer kardeşim.
Evet, bizim hayatımız bir gündür ama beş durağı olan, kuralları ve kaideleri olan, kafamıza göre değil, Kitabımıza göre yaşadığımız bir gündür.
Bu genç ressamın gelenek ile modernlik, Doğu ile Batı arasındaki çıkış arayışı, sana aynı çıkışı aramanı ilham edecektir. Onun resimleri seni daha zengin, daha gelişmiş, daha görgülü yapacaktır. Onun belediye ressamı olmaya yanaşmaması sende kin duygusunu değil, hürmeti uyandırmalıydı.
O sana gelmekte olandan söz edecektir. Onu dinlersen bir şair olmayacaksın belki ama iyi bir siyasetçi olacağına kuşku yok. Onun sezişlerini paylaşacak, onun duyuşuna ortak olacaksın.