Ruh muzdaripken duyularla avunmak, ancak ruhu unutmak ve ruhtan uzaklaşmak için tutulan yoldur. Bu, kendi hakikatimiz önünde yenilmektir. Yenmekse ızdırabı yaşamaktır.
İstiklâl, kendi varlığımızın temelleri üzerine dayanarak yaşamak demektir. Bizde din taassubu bahane edilerek Batı dünyasının bütün menfaat ve zevk temelleri üzerinde mukaddesleştirdiği asrî hurafeler memleketimize bir asırdan beri sistemli bir şekilde sokulmakla, milliyetin kökleri kazındı. Bize ait kaynaklar gözden uzaklaştırıldı. Çocuklarımız bir mukaddesat terbiyesinden mahrum olunca bize karşı geldiler, ancak o zaman biz de ne olduğumuzu şaşırdık. Ahlâk büyüğümüz ve mürşidimiz Mehmet Âkif şöyle haykırmıştı:
Mefâhir kaynasın gitsin de vicdanlar kesilsin lâl,
Bu izmihlâl-i ahlâkî yürürken durmaz istiklâl!