Rabia ömründe bir köşe daha dönmüş gibi... Dönerken insan asıl kendisini arkada bırakır, köşenin bu tarafında başka bir insan oluverir. Fakat arkada bıraktığı ‘kendisi’ de peşini bırakmaz. Her köşe döndükçe bir yeni benlik... En yenisi en önde. en eskisi en arkada.. Art arda yürüyen bir sürü insan...
... Tevfik kağıt parçalarını yaşatırken, fikrin maddeye ne kadar hakim olduğunu düşündün mü? Fikir gidince insan da kağıt gibi cansız, manasız kalıyor. Bu akşam İsa’nın şu sözlerini hatırladım:’ Allah ölülerin değil, dirilerin Allah’ı !...’
Benliğe kök salan gönül bağlarını kim tarif edebilir? Tevfik çocuğun kuru bir çöl zannettiği hayatta gördüğü ilk vaha, tatmin edilmemiş emellerini şahsında toplayan biricik insan.
Onlar hayatla kedi yavrularının ipek yumaklarla oynadıkları gibi oynuyorlar, ipeklerin bir gün ellerine, ayaklarına dolaşabileceğini akıllarına hiç getirmiyorlardı.