Sen Troya'sın yıkılınaya mahkum.
Sen Gordion'sun yenilmeye mecbur.
Sen Kilikya' sm külden ibaret.
Sen Hattuşaş' sm kana ve materne banılmış.
Tarih sınar seni
oğul, Anadolu reaya yurdudur.
Tarih sınar seni
oğul, hakkında zabıtlar tutulur
adın ve eşkalin sınır boylarına duyurulur.
Fazla söze ne hacet
ufukta bir sungur
bin yıllardır döner durur
bilesin.
Tarih sınar seni
oğul, kalbin israfil surudur
ulur
mağluplar ve muhbirler üzerinde denenip
damarına zerkedilince ihanet.
Tarih sınar seni
oğul, ağlamak için felaketler gerek
veda için gözyaşları
hiçbir şey için geç değildir fakat
şol kıratta.
Tarih sınar seni
oğul, iksir diye ısmarladığın şey
ağudur
iç ve öğren ölüm neyin sonudur
ölümsüzlük neyin sonudur.
Suretin, suya düşmüş bir yıldız.
Ona bakarken dönüşüyor gibiyim
ufalanmış bir sap nergise.
Suretin, suya düşmüş bir yıldız.
Ona bakarken dökülüyor gibiyim
İskenderun Körfezi'ne, Akdeniz' e.
Kana ve ışığa bulanıyor eğnim.
Nice zaferlerle taçlı kalbim, iğdiş edilmiş bir attan farksız şimdi/ Her mihneti kabule hazır 1 Arabasının başında yeni sahibesini bekliyor. Neyim ben? Bay Hiç. Giderek hiçlik düşüncesi
tüm ruhumu kuşatıyor. Meydan okumanın tarihini beş vakit okumak bile oral çürümemi durdurmaya yetmiyor, hem de bir müezzin edasıyla ve yüksek sesle.
Git. Karanlığa sarın da git
ot bi tınesin bastığın yerde.
Yenildik. Yollarımız bir daha ayrılıyor
yarama yapıştırdığın cıgara kağıdı
kanıının rengini sarartıyor. Sarartsın.
Git. Karanlığa sarın da git
çiy düşmesin menziline, yağmurlar yağmasın.
Ümid diye bir şey kalmadı serde
bir parıltı, bir parça ışık,
ısıanmadık bir çöp kibrit.
Yenildik. Yollarımız bir daha ayrılıyor.
Git. Karanlığa sarın da git
ayak izlerine bile güneşler doğmasın.