Devletin, içine düştüğü yıkılış ve çöküş uçurumunun derinliğini ve dehşetini göremeyen zavallılar, doğal olarak ciddi ve gerçek çözüm yolunu görmemek için gözlerini yumarlar. Çünkü, o ciddi ve gerçek çare, kendilerini daha çok korkutur.
Akıl ve anlayışlarındaki sınırlılık, karakter ve ahlaklarındaki zayıflık ve yozlaşma gereği böyledirler.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gerçekten de ulusal egemenlik temeli üzerinde yönetilen uygar devletlerde,kabul edilmiş ve yürürlükte bulunan ilke, ulusun genel isteklerini en yüksek güçle ve yetkiyle yapabilecek siyasal grubun, devlet işlerinin yönetimini üstlenmesi ve bunun sorumluluğunu en yüksek liderinin omzuna yüklemesi ilkesinden meydana gelmektedir.
Zaten bu şartları taşımayan bir hükümet görev yapamaz. Hükümetin güçlü grup üyeleri arasından ve fakat birinci derece olmayanlarından zayıf bir hükümet yapmak ve onu partinin birinci liderlerinin emir ve öğütleriyle yürütmeye kalkışmak fikri, tabi ki doğru değildir. Bunun korkunç sonuçları özellikle Osmanlı Devleti'nin son günlerinde görülmüştür.
Bir ulus, varlığı ve bağımsızlığı için düşünebilen girişimleri ve fedâkarlığı yaptıktan sonra başarılı olur. Ya başarılı olamazsa demek, o ulusun ölmüş olduğuna karar vermek demektir. Dolayısıyla, ulus yaşadıkça ve özveriyle girişimlerini sürdürdükçe başarısızlık söz konusu olamaz.