Akif Kuloğlu

Akif Kuloğlu
Aleksitimik bir toplumda yaşıyoruz. Dili elinden alınmış, dilsizleştirilmiş bir toplumda... Duygularımızı ifade edecek sözcükleri arıyor, ama bulamıyoruz. Çoğu zaman duygularımız olduğunun bile farkında değiliz. İçsel yolculukları unutalı çok oldu. İçimizdeki keşfedilmeyi bekleyen kıtalara nicedir bir gemi göndermiyoruz. İçimizin nuru söneli beri dış dünya dahi karanlıktan geçilmiyor. İç zenginliğini yitirmiş olan insanlar, en son tahayyüllerini de ellerinden çıkardılar. Rüya denizlerinin suyu kıyılarımızdan çekildi. Aleksitimik toplumun bireyleri gece-gündüz iş düşünüyor; çarşıda pazarda, kırda vapurda rakam konuşuyor. Rakamların sırtında, daha kocaman rakamlara koşuyoruz.
Yunanca'da a: Yok, leksis: Söz, thymos: duygu anlamına geliyor. O halde bu terimi Türkçe'ye şu şekilde çevirebiliriz: Duygular için söz yokluğu. Aleksitimi kavramı temelde üç kişilik özelliğini kapsıyor: (1) duyguları tanıma ve tanımlama zorluğu (2) düşlem yaşamında kısırlık (3) işevuruk (operasyonel) düşünme.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Bakara Suresi
Allah, sabır edenlerle beraberdir.
Sayfa 40
Memur hanım takibinize talibiz saygılar
“Kedinin bulup getirdiği sonra da istemediği bir şey gibisin.”
Sayfa 206·Kitabı okudu
Çok iyi 👍
O büyük ve muazzam zamanda unuttum Kanatlarım çok oldu üşüyor benim Bu beyaz ıssızlıkta göğsüme düşüyor Bu yüzden eğik boynum. Bir kuşun anısı kalmış bende, saklı Bundan gözlerimdeki kayalık, içimdeki serseri buzullar Dürtme içimdeki narı Üstümde beyaz gömlek var.
Sayfa 26 - Metis Yayınları·Kitabı okudu
Şiir
Kısaca şunu sorayım Beni tanıdınız mu ?
Evet. tanıdım arkadaşım.