Sadece salak salak gülüyorlardı. Kendilerini hep dışarıda bıraktıklarıyla tanımlayan insanlar böyledir. Bir tür uyuşturucu, alttan alta hep var olan sessizliği işitmelerini önleyen bir tür gürültüdür kahkaha onlar için. Gülmek, hayatla yüzleşmekten korur onları.
Kontrol ettim. Doğru söylüyordu. "Yüzümü yıkamadan çıktım evden..."
"Asla yüzünü yıkamadan çıkmamalısın dışarı."
"Niyeymiş o?"
Ders verecek ya bana salak, atladı hemen. "Çünkü gece uyurken şeytan gelip insanın yüzünü yalar."
"Nereden öğrendin bunu?"
"Öğretmen söyledi," diye yanıtladı bir çalımla.
"Öğretmenin yanlış biliyor," dedim. "Geceleri şeytan gelir gerçekten ama insanın yüzünü değil çükünü yalar."
"Hadi ya!" İstemsizce elini pantolonunun önüne götürmüştü. Böyle de saftır. Ne desem inanır hemen.
"Tabii oğlum. Bazı akşamlar böyle acayip bir gıdıklanma falan hissetmiyor musun şeyinde?"
"Evet, evet... Oluyor öyle bir şeyler."