Bir Direniş Öyküsü ve Sabahattin Ali'nin Yarım Kalan Mirası
5/10
·148 syf.··
2026 17. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 00:00
Açıkçası bu kitabı okurken, yazarın diğer şaheserlerinde bulduğum o sarsılmaz bütünlüğü tam olarak hissedemedim ve çok da beğendiğimi söyleyemem. Kitap, Sabahattin Ali'nin geride bıraktığı yarım kalmış öykülerinden, şiirlerinden ve denemelerinden oluşan dağınık bir derleme olduğu için bende biraz parçalı ve karmaşık bir izlenim bıraktı. Metinler arasında o alışık olduğumuz akıcı, sarmalayan bütünselliği bulamadığımdan, okurken yer yer hikayeden koptuğumu hissettim. Zaten kitabın içinde yazarın ömrünün yetmediği, o yarım bıraktığı "Barsak" öyküsü de vardı. Haliyle o tamamlanamamışlık hissi tüm metne yansımış; akış zayıf, kopuk ve biraz zorlama ilerliyor gibiydi. Bu yüzden büyük bir edebi hayranlıkla okuduğumu söyleyemem, dürüst olmak gerekirse yer yer bitirmek için kendimi zorladım. Yine de her şeye rağmen yazarın o ham edebi dünyasını, masasının üzerinde kalan o ilk taslaklarını ve üslubunun gelişimini yakından tanımak açısından kütüphanede durması gereken önemli bir arşiv eseri olduğunu düşünüyorum. Fakat tüm bu dağınıklığın, o parçalı bulutlu kurgunun içinde beni tam anlamıyla can evimden yakalayan ve kitaba adını veren o şahane “Çakıcı’nın İlk Kurşunu” öyküsü oldu. Hem yazarın o bildiğimiz muazzam anlatım gücü hem de ruhumda bıraktığı o sarsıcı etki açısından açık ara tüm kitabın en güçlü, en parlak metniydi bence. Öykü, sadece bir adamın dağa çıkıp tetik çekmesini anlatan basit, sıradan bir intikam hikayesi kesinlikle değil. Hak dilediği o adaleti sistemde bulamayan bir insanın, o haksızlığa karşı içinden kopan o devasa isyanı anlatıyor bize. Babasının gözlerinin önünde haksız yere pusuda katledilmesi, genç Çakıcı’yı dağların kuytusunda sıradan bir katile ya da hayduda değil; o dönemin ezilen halkının gözünde bir umut ışığına, bir “adalet figürüne” dönüştürüyor
Edebiyat
Çakıcı'nın İlk KurşunuSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 20249,6bin okunma
6/10
·176 syf.··
2026 93. kitabı
Yine aşırı iyi bir seri kitap potansiyeli hiç edilmiş. Yazar sanki bitirmek için hikayeyi yazmış gibi. Klasik bir distopya gibi hissettiren ama okudukça konseptin tadını sevdiren bir roman olmasına rağmen yazarın gereksiz aceleci tavrı ve olayları sindirmeye vakit bırakmak yerine birbirinden kopuk denemeler yazıyormuş gibi üslubu biraz canımdan bezdirdi. ---SPOILERS--- Dünyada yüz kızartıcı suçlar işlemiş her vatandaşın istisnasız Omega isimli yalnız kendi türünden insanlarla iletişimde olabilecekleri, kendi hukuk sistemi, düzeni, sosyal interaksiyonları, yasaları bulunan bir gezegene hafızaları silinerek aktarılmaları konusu çok ilgi çekiciydi. Yazar bir harika yaratabilirdi, hukuk kurallarını genişçe işleyip karakterlere ve geçmişlere önem vermek yerine bazı stereotip karakterler yaratıp hızlı hızlı anlatayım da bitsin dediği için hiç etti bence potansiyeli. Yasa çiğnemenin eğer paçayı kurtarabilirsen takdirle karşılandığı bir distopyada pek çok senaryo yazılabilirdi, aşırı hızlı aktı ama iyi anlamda değil, bazı şeylerin altı boş kaldı. Bu gezegende 3 yıl kalabilirsiniz en fazla denmişti, o ne içindi öğrenemedik. Dünyaya döndükten sonra dünyadaki düzeni anlattığı kısım çok yetersizdi, hiçbir şey öğrenemedik. Diğer kurguların aksine alt ve üst sınıf ayrımının uçuruma vardığı bir düzen yerine alt ve üst sınıfın yok oluşu ve herkesin orta sınıfa mensup oluşuna değinmesi güzel ve ilgi çekiciydi ama yine de orta sınıfı dahi orta-üst, orta-alt şeklinde ayırmaya engel olamamış insanlar, ki bence bu da epey makuldü. Diğer bir konu ise çocukların zihnine daha çocukken yerleştirilmiş bazı dogmalarla bir toplumu nasıl esir edebileceğiniz gerçeği de çarpıcıydı. Dediğim gibi, potansiyel hiç edildi gibi geldi akış hızından dolayı ama yine de okuması keyifliydi.
1000Kitap
Mevki UygarlığıRobert Sheckley · İthaki Yayınları · 2021826 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bu Hikaye Senden Uzun Osman/Aylin Balboa
10/10
·129 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 21:31
Aylin BALBOA ile tanışmama vesile olan kitap. En baştan şunu söyleyebilirim günlük hayat eseri fakat aşırı akıcı. Bazı insanların kafa sesi vardır, benim çocukluğumdan beri var. Hatta bazen sessiz düşünüp konuşup, sesli bir biçimde cevap veririm. Bu bir toplantının ortası da olabilir bir yemek masası da.. Kitabı okurken de sürekli konuştum kendimle, aklımda sürekli yasın evreleri dolanıp durdu. Acaba şu anda kaçıncı evredesiniz diye? Çünkü bence acı illaki ölümden gelmiyor. Kitap aslında bilgi akış tekniği ile yazılmış gibi ama değil gibi de. Aylin BALBOA ne yaşadı ve neden yazdı diye düşünüp durdum. Ne yaşadığımdan çok onun ne yaşadığını merak ettim. nedense. Dengeyi duygusallık ve mizahla birlikte kurmuş. Okumayı planlayanlar için şimdiden keyifli okumalar. Bu Hikâye Senden Uzun Osman
Duygu ve Düşünce
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,5bin okunma
Puan vermedi·308 syf.··
2026 40. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 19:27
Bir beyefendi, bir hanımefendi ve bir hizmetçinin gözünden aşkı romantikleştirmeden aynı zaman diliminin farklı insanlar tarafından nasıl bambaşka yaşanabildiğini ve karakterlerin hem kendilerine hem de birbirlerine dair kurdukları yanılsamalara tanıklık ediyoruz. ...... Yazarın okuduğum ikinci romanı ve yine hayran kaldım. Çünkü roman boyunca hiçbir konu ya da duygu havada kalmıyor; her şey neden-sonuç ilişkisi içerisinde, büyük bir ustalıkla anlatılıyor. Olaylar klasik ve tahmin edilebilir bir akış izlemiyor. Zaten romanı elinizden bırakmamanızın sebebi de bu. ...... Márai, hisleri ve suskunlukları, hatta ses tonundaki en küçük imaları bile öylesine net ve eksiksiz ifade edip kelmelere döküyor ki yalnızca karakterlerin duygularını hissetmiyor, bunu nasıl anlamlandırdı diye hayretler içinde okuyorsunuz. Gerçekçi bakış açısı, örneklemeleri ile ustaca yaptığı benzetmeler sayesinde romandan kopmadan farklı konular üzerine düşünüp bilgi sahibi de oluyorsunuz. ...... Romanın sonunu tahmin ettiğinizi düşündüğünüz anda aslında hiçte öyle olmaması şaşırtıyor. Sürükleyici, düşündüren ve akıcı bir aşk romanından çok insanın ruhuyla ilgilenen dünyayla irtibatı koparıp zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacağınız, kurgudan ziyade gerçekçi ve sarsıcı bir eser okumak isteyenler şans verebilir ama bence Sandor Marai herkesin kitaplığında olması gereken bir yazar. #sandormarai #sándormárai #işinaslıjuditvesonrası
İşin Aslı, Judit ve SonrasıSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20194,443 okunma
5/10
·304 syf.··
2026 58. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 23:43
OKUDUM - BİTTİ | İsimler — Florence Knapp ️️️️️ → 10 üzerinden 5 Kitap Adı: İSİMLER Yazar Adı: FLORENCE KNAPP Sayfa Sayısı: 297 Kitap Puanım: 10 / 5 Kitap İncelemem: Dürüst olmam gerekiyor. çünkü bu kitabı bekleye bekleye bitirdim ve şu an içimde karışık bir şeyler var Sunday Times "son yılların en iyi ilk romanı" dedi. Jojo Moyes "tamamen benzersiz" dedi. Goodreads 2025 finalistiydi. Ben de inandım. Aldım. Başladım. fikir muhteşemdi. bunu kabul ediyorum. 1987, bir fırtına, istismarcı bir evlilik ve bir anne — Cora. Oğluna üç isimden birini verecek: kocasının istediği Gordon, kendi seçimi Julian, ya da kızının önerdiği Bear. Ve roman bu üç isim etrafında 35 yıl boyunca paralel üç hayatı anlatıyor. Konsept olarak? Nefes kesici. Kağıt üzerinde harika. ama uygulamada bir yerlerde bir şeyler koptu benim için. Yapının ağırlığı altında ezildi roman. 1-2-3, 1-2-3, 1-2-3… Her zaman diliminde üç zaman çizgisi arka arkaya. Bir süre sonra hangi karakterin hangi versiyonda ne yaşadığını takip etmek gerçek bir emek istiyor. Duygusal akış her kesildiğinde sıfırlanıyor, bağ kurmadan kopuyorsun, tekrar kuruyorsun, tekrar kopuyorsun. Cora'nın omuzlarına yüklenen sorumluluk da beni rahatsız etti. Üç hayatın tamamı, o sabah verdiği tek bir karara bağlanıyor. Bir kadının o anki "cesareti" her şeyi belirliyor. Bu bana biraz haksız geldi — sanki tüm ağırlığı yalnızca ona yüklediler. Epilog gereksizdi. çoğu okuyucu da aynı fikirde — beni de tatmin etmedi, kapatmak yerine açık bıraktı ama yanlış türden açık. Ve şunu da sormadan geçemedim: bu kadar yoğun aile içi şiddet sahnesi içeren bir romanda, teşekkürler bölümü altı sayfa sürerken, bu konuda mağdurlara dair tek bir not yok. bu beni rahatsız etti. gerçekten. Haksızlık etmek istemiyorum — yazı güçlü. Knapp'ın cümleleri zaman
1000Kitap
İsimlerFlorence Knapp · Domingo Yayınevi · 2026383 okunma
Bol kahkaha Acıyan Yanaklar
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Sesli kitap olarak dinledim hem de yazarın kendi ağzından Seslendirmesi, üslubu, akış, bölüm geçişlerindeki müzikler bile çok iyi düşünülmüştü. 90 larda büyümüş biri olarak kitaptaki tespitlere kesinlikle katıldığımı belirtmekten keyif duyarım efendim Keyifsizseniz bu kitap keyfinizi 1 hafta kadar diri tutacaktır net bilgi Keyfini çıkara çıkara okuyun ya da dinleyin derim. Gülse Birsel Beni Gözünüzde Büyütmeyin!
Beni Gözünüzde Büyütmeyin!Gülse Birsel · Doğan Kitap · 20242,914 okunma