Musa Akkaya

Musa Akkaya
@akkayams
M.A.N.C. Evreni kitabının yazarı
Türkçe Öğretmeni / Yazar / İktibas olmayan tüm paylaşımlar şahsıma aittir.
Lisans
281 okur puanı
Kasım 2022 tarihinde katıldı
@akkayams·
·
sabitlendi
M.A.N.C. Evreni
10/10
·321 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
"Hastalık denince bedende ya da zihinde yaşanan bir bozukluk anlaşılıyor. Fakat kim ve ne bu durumu belirliyor? Biri çıkıp şu micmoller ne kusursuz varlıklardır dese, bu doğru bir söz olabilir mi? Doğruyu belirleyen toplumun kendisi değil midir, sevgili Vincent? Bu toplum, kusursuzluğun ne olduğunu bilmeyen, kendisi gibi yürüyebilen, kendisi gibi konuşabilen, kendisi gibi düşünebilenleri kusursuz olarak tanımlayan bir çoğunluğun ölçütü değil midir? Ötesi ise onlar için kusurdur, hastalıktır. Söylesene Vincent, şu ölü arazinin sıradan görüntüsünü hâyâl aleminde canlı kılan sen gerçekten hastalıklı olabilir misin? Hayır, hastalık onların kusursuzluğu bilmedikleri hâlde kusur yaratan zihinleridir." M.A.N.C. Evreni
Kitap Alıntısı
M.A.N.C. EvreniMusa Akkaya · Ephesus Yayınları · 202248 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ahlaklı ahlaksız
Bir işçinin hakkı, hangi kitapta yazarsa yazsın, aynı kelimeyle başlar: Hakkı yenmez. Toprağın dili değişir, takvimler değişir, dualar değişir ama bu cümle değişmez. İnsan, emeğiyle insandır. Ve emek, pazarlık masasında ucuza düşürülecek bir meta değildir. Ama garip bir çağdayız. Bazıları sabah namaza kalkıyor, öğlen pazarlık yapıyor, akşam vicdanını kilitliyor. Secdeyle doğruluyor belini, sonra başkasının belini iki büklüm bırakıyor. Bugün bu topraklarda bir düzen kuruldu: Yoksulluk ithal ediliyor. Savaşın, açlığın, mecburiyetin içinden insanlar getiriliyor; sonra o mecburiyetin üstüne basılarak fiyat biçiliyor. “Ama razı oldu” deniyor. Rızanın, aç bir mideyle karıştırıldığı yerde adalet çoktan terk etmiştir o dükkânı. Aynı işi yapan iki insan… Biri “bizden”, diğeri “misafir”. Biri hak ediyor, diğeri “idare eder”. Biri ücret, diğeri sadaka. Ve bütün bunlar olurken, aynı eller abdest alıyor, aynı ağızlar dua ediyor, aynı diller “kul hakkı” diyor. İşte ikiyüzlülük tam da burada başlıyor. Çünkü kul hakkından söz edip kul sömürmek, ahlaksızlık değil sadece; bu, ahlakı kullanarak günahı makyajlamaktır. Hiçbir kutsal metin, çaresizliği indirim gerekçesi saymaz. Hiçbir peygamber, “gücü yetene yüklen” dememiştir.
Asıl ölüm, kahredici bir döngüyü yaşamaktır. Zavallı varlığım, batan güneş kızıllığında gölgesi uzun olanların karanlığına bulandı.
Yaşamak isterdim her anı, Hüznün gemisinde, geçmiş karamsar bir anı. Eski sokaklardan gelen bir ses, Kulaklarımda çirkin bir ağrı. Simitçinin ardında, Gözlerimde demleniyor vapur dumanı. Gidiyor yine bir şeyler içimden, Bilmem giden kaçıncı kırkikindi masalı. Durdurabilsem zamanı, Var mıdır ki içinde, Ağlamaksızın gülümseyen bir anı?