Merve Akmaz

Merve Akmaz
@akmazm
8/10
·151 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
Ne zaman İsmet Özel okusam idrak yolları sancısı çektiğimi hissederim. Sanki ufkumun sınır çizgisine ulaşıp onları daha fazla genişletmek için iteliyormuş gibi. Biraz zorlayıp kimi zaman bıraksam mı dedirtse de içinde ayrı bir haz ve doyurucu bir ilmin olduğunu hissederim. Çünkü yeni ufuklar görebilmenin rahatlık tutkusunu bir kenarda bırakıp her defasında yükselen bir dağı tırmanarak zirvesindeki ufku seyretmenin güzelliğinde tadacağıma inanıyorum. Okumayı sadece hoşuma giden alanlarda yaparsam sosyal bir hobiden ileri gidememekten korkuyorum. Sayın Özel, tüm evlerin yanıp yalnızca mahallenin ortasındaki evin yanmadığı bir zamanda o yanmayan evin sahibiysek eğer yanmadığımız için sevinecek miyiz, yoksa evimizin yanmayışında evi yananların hissesi bulunduğu bilincinde olacak mıyız onu sorguluyor. İşte bu zamanda yanan bir sürü ev ve dışarda kalmış bir sürü yolcu,hasta,yetimler var. Ne kadarının bilincindeyiz,görüyoruz? Ne kadar yanmayan taraflarımızda onların hissesi olduğunu bilip hakkı hakedene tahsis ediyoruz? Önce yanmayan yanlarımızı tanıyıp bilmekle sorumluyuz ve sonrasına ise hisseleri dağıtmakla. Çünkü bağları tesis eden Allah ve şu an siyasi,sosyal,kültürel,dini sebeplerle bir çok sebepten bu bağların muhatabıyız. Geçmişten günümüze bu bağlara açıklık getiren Özel özellikle islami kimliğimiz ile bunların yorumlamalarını yapıp ,düşünmemiz üzere bir çok soru bırakıyor önümüze. Severek okudum,ancak ilk başta da belirttiğim gibi biraz zorlandım.
Ve'l - Asrİsmet Özel · Şule Yayınları · 19961,389 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
Bazı kitaplar vardır,yüreğinizi sıkar size hatırlattıkları ile. Çünkü uyanışlar her daim içinde biraz ızdırap barındırır. İşte Dücane Cündioğlu’nun Cenab-ı aşk kitabı da bence gaflet uykusunda olan bir aciz kulun ızdırablarına vesile oldu. Allah ondan razı olsun. Bu ızdırabı aşka giden bir yol olarak tanımlayan yazarın şöyle bir ifadesini takdim edeyim; ‘ Aşkın menbaını mı arıyorsunuz, işte bakın tam da burası. Ayrılık tam da burada filizleniyor çünkü. Ne var ki ayrı olmak başka, ayrılığı farketmek (hasret) daha başka. Herkesleşme hasreti engelliyor, ayrılığı farketmemize mâni oluyor; ızdırab yoksunluğuna düçar olmamız da bundan. Izdırab olmadan hiç aşk olur mu?’ O vakit aşkın taliplisi olmak ızdıraba razı olmaktan geçiyor. Ve devam ediyor; ‘Aşk almadan vermenin, verdikçe yücelmenin,yaşamak için vermeyi ibadet bilmenin adı değil mi?’ Kişinin verebilmesi için en büyük adım kendi bedeni varlığını yok saymaktan geçiyor. Hep bir yoldayız ve bu yolda durakladığımız hanlarımız var. Bu duraklar bizi düşündürmüyor yalnızca bir uyku ve karın doyurma mekanı olarak kalıyorsa vah halimize. Çünkü mesele yolu bitirmek değil,yolda olmak ile bakii ‘Var Eşrefoğlu Rumi bil hakikat Vücudu fani etmektir adı aşk Demek ki aşk vücudu baki kılmak için çırpınanların değil,vücudu fani kılmak için çabalayanların mesleği’ Kelebeğin uçabilmesi için kendini koruduğunu düşündüğü kozayı kırması ve ondan geri dönüşü olmayan bir ayrılığa razı olması gerekiyor. Kim bilir insanın kozası belki de bedenidir. Beden ruhun özgürleşmesini engelleyen bir perdedir. Ölüm ile o perde kalkar ve kavuşma yaşanır,ruh özgürleşir. ‘ölmeden önce ölünüz’ tavsiyesinin altındaki hikmetlerden biri de budur. Bunu şöyle muhteşem bir cümle ile özetliyor yazar ‘gafletin yegane şifası ölümdür’ Bir de üzerinde ısrala durduğu
Cenab-ı AşkDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 20171,223 okunma
6/10
·250 syf.··
2020 1. kitabı
Necip Fazıl’ın “geçirdiğim büyük ruh çilesinin sahne destanı” dediği tiyatro eseri. Kısakürek’in 'yaratılış ' konusunu ele aldığı eserde bir yazarın tiyatro eserinin sahnelenmesi ile oluşturduğu gündem işlenmektedir. Eserdeki başkahraman Husrev bir yazardır ve son yayımlanan tiyatro eseri ciddi bir merak ve ilgi uyandırmıştır. Eserin en ilgi uyandıran yönü ise baskahramanın eserin nihayetinde kendini incir ağacına asarak intihar etmesi ve babasının da yıllar önce hayatına bu sekilde son vermiş olmasıdır. Eserin yazarı Husrev beyin ise gercekte babasını kaybedisi aynı hikayeye dayanır. Yakın çevresi ve medya tarafından meraka yol açan bu durum endişeleri de beraberinde getirir. Kısakürek kitaba ilk başladığında sanat ve sanatçı kavramının tanımını yapmış ve her sanatçının eserinde kendi hayatından izler taşıdığını öne sürmüştür. Lakin sanatçıların eserlerinde bir adam yaratmaya kalkışırken asıl Sanatkar’ın varlığından nasıl gafilane olduklarını işler. Gerçekten muhteşem bir kurgulama ve konu birleştirme idi bu açıdan bakıldığında. Bir sanatçının kendini eleştiri ve bakış açısını aydınlatma yöntemi yine bir sanat ile. Hayran olmamak elde değil. Eser baskahramanın içsel buhranlarını ifade ettiği kısımlarda beni gerçekten zorladı.Sürekli sorgulama hali ve bu sorgulamaların içinde derinleşen bir tasavvur ise kendimden bir şeyler bulduğumu hissettirdi. Ana tema olarak gerçekten etkiledi. Sergilenen bir tiyatrosuna gitmeyi de çok isterim.
Bir Adam YaratmakNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 202011,6bin okunma