fatma nur

fatma nur
kendime hatırlatıyorum
Müminleri, bazen bir binanın tuğlaları, bazen bir bedenin uzuvları gibi niteleyen Peygamber Efendimiz, onları, birbirlerine destek veren, birbirlerinin dertleriyle dertlenen duyarlı bir toplum haline getirmeyi amaçlamıştır.
Reklam
Başkalarına karşı en ağır sorumluluğu taşıyanlar şüphesiz bir toplumun yöneticileridir. Yöneticilik, toplumsal hayatta üstlenilen en büyük sorumluluktur. Yerine göre, yüzlerce, binlerce, hatta milyonlarca kişi adına karar veren insanların taşıdıkları mesuliyetin ağırlığı, bunun nihâî hesabını Allah’a vereceklerine inanan müminler için büyük bir yüktür. Hakkını verebilenler için binlerce hayır dua ve ebedî mutluluk vesilesi olan bu görev, kendi çıkar ve ihtirasları uğruna halkına zulmedenler için, giyeni her iki dünyada da yakıp kavuracak ateşten bir gömlektir. Onlar mahkeme-i kübrâda kendi hesaplarıyla beraber sorumlu oldukları kişilerden dolayı da hesap vereceklerdir. Onun için sevgili Peygamberimiz, istenmeden bir göreve talip olmayı uygun bulmamıştır.
Yaşamak insanlara karşı bir hak, Allah‘a karşı ise bir görevdir.
Varlık âlemi içerisinde yüce Allah’ın sorumluluk teklifini kabul ederek bu zorlu emaneti yüklenen tek canlı insandır.
“İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder?” (Kıyâmet, 75/36)
Reklam