Şuurlu bir yaşam sürmek için beni geliştirecek olan derin düşünce sahiplerinin edebi, tasavvufi, felsefi ve bilimsel alanda yazılan kitaplarını okumağı çok seviyorum.
Kamiller bu alemde de herkesin kalbini okur ve iç yüzünün ne olduğunu bilir. Çünkü Allah onlara feraset vermiş ve bunuda "Müminin feraseti den sakınınız, zira o Aziyz ve Celil olan Allah'ın nuruyla nazar eder" demek suretiyle belirtmiştir.
Ten kabirdir, can gönülde/Bu can canan olan küll'de Fani daim gurbet elde, Dost iline Varmayınca. Hazreti Nebinin Kabirleri ziyaret edin sözü üzerine arkadaşları kabristana yöneldiğinde. Ben size yürüyen kabirleri ziyaret edin dedim.Diye onları uyarmıştır.
"Doğum ya da ölüm diye bir şey yoktur. Her iki olgu da birer bedenden ibaret olduğumuz yanılsamasıyla muhatap olmamızı sağlayan göstermelik sınırlandırmalardır. Bedenlerimizi ancak doğum ya da ölümle sınırlandırabiliriz, fakat "Benlik" asla doğmaz ve asla ölmez."
Varlığın sırları saklı senden, benden;
Bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben.
Bizimki perde arkasında dedi-kodu,
Bir indi mi perde, ne sen kalırsın, ne ben.
Dün geldi; nedir aradığın? dedi bana.
Bensem, ne bakarsın o yana bu yana?
Kendine gel de düşün, içine iyi bak.
Ben senim, sen ben; aranıp durma boşuna!
Önce kendine gel, sonra meyhaneye;
Kalender ol da gir kalenderhaneye.
Bu yol kendini yenmişlerin yoludur:
Çiğsen başka bir yere git eğlenmeye.
Saki yüzün Cemşid'in kadehinden güzel;
Uğrunda ölmek sonsuz yaşamaktan güzel;
Işık saçıyor ayağını bastığın toprak,
Bir zerresi yüz binlerce güneşten güzel.
Ben olmayınca bu güller, bu serviler yok.
Kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok.
Sabahlar, akşamlar, sevinçler, tasalar yok.
Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok. Buradan Dinleyin m.youtube.com/watch?v=MgZWrOm... Pişman Olmazsınız Dinlemek ile.