Mâdemki "el" ve "al" eklerini Fransızcadan aldık; mâdemki "tay" ve "gay" eklerini, dünyanın en iptidâî dili olan Moğolcadan apardık; dilimize Arapçadan gelip yerleşmiş, hayli de güzelleşmiş şu "î" eki de kalıversin, ne çıkar?
Ama, işte bu olmaz. Çünkü "î" eki günahkârdır. Bu hınzır ek, dilimize Arapçadan gelmiştir. Yani bize İslam'ın, bize Kur'an'ın geldiği dilden...
Hani, Bolulu bir ağa, İstanbul'a gelecek olmuş. Hemşerileri, aman ağa; demişler, İstanbullular çok ince konuşurlar sakın orda bir kabalık edip bizi mahcub eyleme!
O da İstanbul'a gelip de kendisine, "Ağa Hazretleri nerelisiniz?" diye sorulunca hemen şu ince cevabı yapıştırmış: "Bülülüyüm."