Bir yandan hem piyonları hem de oyuncuları olduğumuz büyük dünya ekonomisi oyununa katılıyoruz; öte yandan kişiliğimizi kuruyoruz, ama artık toplumsal rollerimize göre değil, cinsellik ve düşlerden, anılar ve bize dek ulaşmış kurallardan, inanç ve iç daralmasından oluşan bireyselliğimize göre.