İzin ver sözümü bitireyim. Seni seviyorum. Ama kendimden söz etmiyorum şimdi. Burada önemli olan iki kişi var: Oğlumuz ile sen. Gene söylüyorum, sözlerim belki çok gereksiz, yersiz görünüyordur sana. Belki de yanıldığım, yanlış düşündüğüm için konuşuyorum böyle. Öyleyse özür dilerim senden, bağışla beni. Ama sözlerimin küçücük de olsa gerçek olduğu bir nokta varsa, rica ederim, düşün biraz, yüreğin izin verirse açıl bana...
Aleksey Aleksandroviç şimdi evine dönüp de kapıyı, pencereyi kilitli bulan bir insanın hissedebileceği şeyleri hissediyordu. "Belki bulunur bir anahtar," diye geçirdi içinden.