Söylenmemiş kurallarsa görünmez ipleri hareket ettirerek körü körüne itaati elde etmeye çalışan hayali bir kuklacı göre vini görürler. Bilinçaltımızın derinliklerine gizlenmiş, varlığın dan haberdar olmadığımız bu kuralların bazıları şunlardır: "Ba bandan daha başarılı olmamalısın," "Kendi hayatına tek başı na yön vermemelisin," "Bana ihtiyaç duymaktan hiçbir zaman vazgeçme," ya da "Beni sakın terk etme."
Sanki Kim, bitiş noktasının devamlı değiştiği bir yarışın içe risindeydi. Ne kadar hızlı koşarsa koşsun bitiş noktası adeta uzaklaştırılıyordu. Kazanması mümkün değildi.
“Hadi gidip yemek odanızdaki masanın çevresinde, gözünüzü merkeze dikerek dönmeye başlayın. Dönme işiniz bittiğinde, bakışlarınız sırasıyla yemek odasının her noktasından geçeceği için, kendi ekseniniz üzerinde bir kez dönmüş olacaksınız. Tamam işte! Yemek odası gökyüzü, masa Dünya, Ay da sizsiniz!”
Bilim, bin türlü biçimde önlerine gelmekteydi; gözlerindne kulaklarından beyinlerine durmadan bilim akıyordu; astronomi konusunda eşeklik etmek, tam anlamıyla olanaksızdı artık.