Evde meram anlatmaya asla imkân olmayan, seviyesi, ahlak telakkisi, dünyayı görüşü ve itiyatları büsbütün ayrı bir mahlukla daimi bir beraberlik insanı diş hayatta da bedbin yapar ve bütün insanlardan şüpheye düşürür.
Zaten, bir felakete sükûn ve itidalle tahammül edenlerin manzarası, o felaket için ağlayıp çırpınanların manzarasından çok daha korkunç ve ezicidir. Kuru ve sabit gözlerin arkasında nasıl bir ateşin yandığı; yavaşça kalkıp inen göğsün içinde nelerin kaynadığı bilinmediği için, insan mütemadi bir ürkeklik ve tereddüt içinde üzülür...
Daha birkaç dakika önce önümde yalnızca üç gerçek şey vardı: Gecenin, uzayın ve doğanın uçsuz bucaksızlığı, kendi güçsüzlüğüm ve acım, bir de ölümün yakınlığı.