Ahmet Celal isimli kahramanımızın hikayesi, 1.Dünya Savaşından sonra cepheden arkadaşı olan Mehmet Ali'nin daveti üzerine onun köyüne gitmesiyle başladı. Genel olarak Türk aydını ve köylü halkın çatışmasını okuyoruz. Bunun yanında Ahmet Celal'in içsel düşüncelerini: Başkaları hakkındaki gözlemleri, buradaki yalnızlığını, halkla arasında olan o mesafedeki suçluyu arayan yansıtıcı düşüncelerini de okuyoruz. 1. İnönü, 2.İnönü ve Sakarya savaşı zamanını anlamamızı sağlayan bu kitapta aşkı, vatan sevgisini, halkın vatana ihanetini okuyoruz.
Köylüde mülkiyet duygusu her şeyin üstündedir, derler. Uzun yüzyıllardan beri devam eden dış istilalar, iç eşkıyalıklar Türk köylüsünde bu duyguyu köreltmiştir.
Eleme, kedere hatta sevince bir sınır tayin etmek... Bunu, yalnız şehirlerde olur bilirdim. Meğer insan, köylerde, dağ başlarında ve mağara kovuklarında da samimi olmak, içinden geldiği gibi, içinden geldiği kadar gülüp ağlamak hürriyetine sahip değilmiş. Toplumun görenekleri, kuralları, insanların yarı çıplak yaşadıkları bu köstebek yuvalarında da aynı şiddetle hüküm sürüyormuş.