Puan vermedi·
Alatlı, Günay Rodoplu üzerinden bazı konuların üzerinde hususen durmaktadır. Rodoplu, müslümanlığın sınıfsal bir niteliğe büründüğünü düşünmektedir. Ayrıca Rodoplu, taciz meselesine “Dikkat edersen, kadınlar bakılmayı değil, ‘o’ erkeklerin bakmasını istemezler. Oysa, aynı kadını kendisine layık gördüğü adamların arasına koy, bayılır. Çimdiği bile iltifat sayar! Öyle değil mi?” sözleriyle farklı bir bakış açısı sunarak eleştiri getirmektedir. Rodoplu, Aleviliğe övgüler yağdırılmasının ve güzelliklerinin insanların gözüne sokmakla yapılmak istenenin bir nevi alevi güzellemesi olduğu ve İslam karşısında alternatif olarak yeni ve ılımlı bir din olarak gösterilmek istendiğinin de izlenimini vermektedir. Karakter, mezar başında dua okuyan hocaları televizyon sunucularına benzeterek İslam adetlerinin basitleştirilip yapılırken neden yapıldığına dair bir fikir olmaksızın yapılmasını ve olağan ritüeller haline gelmesine de eleştiri getirmektedir. Edebiyat camiasını da süzen Rodoplu, profesörün önünde kitap imzalatmak için dizilen okurların imzalattıkları kitapları okumayacaklarını belirterek aslında bu tür işlerin reklama dönüşmesi ve kaliteli okurluğun da zayıfladığına işaret etmektedir. Erkek-kadın ilişkilerinde “Canın bildiğinin kaderini paylaşamamak nasıl bir şey, düşün bir! Erkeğinin korktuğunu bilmek ve yanında olamamak… ölümden değil, bağırsaklarının boşalmasından, dilinin dışarıda kalmasından, aşağılanmaktan korktuğunu bilmek ve yanında olamamak! Çok soylu hanımlarmış devrimciler. Romanoff’a iyi davranmışlar” sözleriyle de aslında erkek ve kadına biçilen rollerin ve duygusal farklılıkların farklı bir bakış açısını sunmaktadır. Metinden anlaşıldığı kadarıyla sanatın toplum için olduğu ve bu şekilde yapılması gerektiğini düşünen Rodoplu, sanatın ibadet
Viva La Muerte! Yaşasın Ölüm!Alev Alatlı · Kapı Yayınları · 2024410 okunma
Puan vermedi·228 syf.··
2026 4. kitabı
Alev Alatlı adına okuduğum ilk eser bana bir daha okuyacağım kitapları arasından bir yol sundu Liyakat konusundaki örnekleri ve çözümleri gözündeki Türkiye ve güncel sorunlar üzerine izlenimleri bir entelektüel birikim Alev Alatlı ve Vatan sevgisini hissettim.. Kendisini Rahmetle anıyorum
Dünyayı Bilmeyen Dünyanın Maskarası OlurAlev Alatlı · Pınar Yayınları · 022 okunma
Reklam
Puan vermedi·288 syf.··
2026 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 21:07
Alev Alatlı'nın belki tek tek goygoy içerikli romanı. Okurken şaşırıp gercekten o mu yazmış diye dönüp kapağına tekrar bakabilirsiniz. Fakat tabiki kendine has üslubu,cümle yapısı baki. Bir grup kadın kendi dünyalarından bir kadının evlilik hayatını kurtarmak aslında sosyal hayatınıve dahi onurunu "ticari"bir ekipleşmeye giderler ve çok profesyonel bir alternatif kader çizgisi kurarlar. Bu halin içinde Türk toplumunda kadının yeri, eğitim düzeyi-inanç-feminizm bağlamında kadın irdelenir. Alev Alatlı sevenler buraya...
Kadere Karşı Koy A. ŞAlev Alatlı · Turkuvaz Kitap · 0225 okunma
9/10
·708 syf.··
2026 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 00:26
Distopik bir roman. Ülkenin içinde bulunduğu duruma hareketle gelecekte olabileceklerin öngörüsü veya halden hareketle istikbal tahmini. Türk toplumunun 2000'lere kadar geçirdiği siyasi ve soyolojik durumu derinlemesine analiz edilerek kurgulanmış eser, postmodern bir dünyada pozitivist, Marksist ve fundamantalist karakterler üzerinden geleceğe dair çıkarımlar yapıyor. Kimsenin kimsenin düşüncesine değer vermediği "Konuşuyor işte" diyerek geçiştirdiği bir evrende yıkılmanın ve bölünmenin kaçınılmaz olduğunu gerçeğini okurun gözüne sokuyor. "Heyhat! Tek bir mıh yitirdikti, naldan olduk; Tek bir nal yitirdikti, attan olduk ; Tek bir at yitirdikti, atlıdan olduk; Tek bir atlı yitirdikti, zaferden olduk ; Tek bir zafer yitirdikti, ülkeden olduk!" - "Aklı yitirdik, ahlâktan olduk; ahlakı yitirdik, adaletten olduk; adaleti yitirdik, adaptan olduk." ifadelerinin leitmotif olarak tekrarlandığı eser ülkenin geleceği adına hakikaten bir "Kabus". Bu kabusta "Eski Türkiye" parçalanıp küçük devletçşklere bölünmüş ve başında "Yüce Pir"in bulunduğu "Yeni Dünya Düzeni" denilen bir üst akıl tarafından yönetilmektedir. Bu düzenin kurduğu mahlemede yargılanan İmre Kadızade ülkenin bu hale gelişini mahkemeye anlatıyor. Kabus görmektense uyanık kalmak evladır, şiarından hareketle herkesin okuyup içinde bulunduğu durumu sorgulamasını ve nasıl bir refleks geliştirmesi gerektiğini düşündüren felsefi bir roman. Sakin bir kafayla üzerinde düşünerek okunması gereken bir roman.
KabusAlev Alatlı · Everest Yayınları · 2019694 okunma
‘kimseye etmem şikayet, ağlarım ben halime..’
9/10
·136 syf.·
2026 65. kitabı
2023 yılı Emine Işınsu roman ödülünü almış, bir kitap. Yazarın bu ödülü hak ederek aldığını hem ödül jürisindeki insanların yetkinliğinden (Alev Alatlı, İlber Ortaylı vs.) hem de kitabı okuyunca daha iyi anlıyor insan. Şiirsel bir dil ve üslûp ile yazılmış duygu dolu bir roman. Toplamda 132 sayfa olmasına rağmen, iyi ki de fazla uzun yazılmamış çünkü, kitaptaki her bir sayfayı okurken adeta kağıt kesiği gibi insanın ciğeri yanıyor. Kıbrıs'ın çalkantılı tarihini arka plana alarak ilerleyen hikâye, yalnızca bireysel bir dramı değil, sesi duyulmayan kadınların ortak acısını anlatıyor. İngiliz sömürgesi döneminde Kıbrıs'ta yaşanan insan kaçakçılığı, yoksulluk ve çaresizlik yüzünden genç kızların Arap ülkelerine satılması gerçeğini merkeze alıyor. Sömürge düzeninin yarattığı yoksulluk ve çaresizlik, Kadınların bedenleri ve hayatları üzerinden kurulan sömürü, ailelerin, özellikle annelerin ve kız çocuklarının yaşadığı sessiz acılar, Kıbrıs toplumunun bastırılmış, konuşulmayan travmaları ele alınır. Roman, yalnızca bireysel bir dramı değil; toplumsal hafızaya kazınmamış bir utancı ve bunun kuşaklar boyunca süren etkilerini de anlatır. Ama bunları açıkça okumuyorsunuz. Yazarın şiirsel ve yer yer masalsı dili, anlatılan sert gerçeklerle güçlü bir tezat kurarak okuru derinden etkiliyor. Bu anlatım tarzı, hikâyeyi sadece bir roman olmaktan çıkarıp adeta bir ağıt, bir hafıza metni haline getiriyor. Aslında özü, masallara dil olan Hatice'nin, Maviş'in, Suların Sultanı'nın, Lâl'in hikayesi… İnsana yaşayışları, yani biçilmiş hayatı birden fazla isim getirir mi? 13 yıla sığmış hatıraların bir çocuk bedeninde açtığı özlemi, Nenanne'nin öğretilerinin kilometrelerce ötede aktarıcılığını yaparak bir şehrin ve sevdiklerinin özlemine sarılmanın ne demek olduğunu ancak bu kadar güzel
1000Kitap
Cümbezin KızıÜlkü Demiray · Bilge Kültür Sanat · 20241,955 okunma
9/10
·560 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Uzun uzun düşündüren araştırma yaptırtan bir dönemi ve günümüze nasıl gelindiğini ince ince anlatan Muhteşem bir eser. Çokça okuyun bolca düşünün. İyi okumalar
Valla, Kurda Yedirdin BeniAlev Alatlı · Boyut Yayınevi · 1993197 okunma
Reklam
Reklam