Herkes birbirini yaralıyor, aldatıyor, yarım bırakıyor. Böylesine bir zaman diliminde yalnızlığa karışmak en doğrusu sanırım. Diğer basit insanlar gibi her şu verene çiçek olmak yerine ya da her su uzatandan medet umacağıma, susuz kalıp kurumayı tercih ederim daha iyi.
Bazı yaralar geçmez. Sadece acısı hafifler.
İzi kalıyor. Ne İzi bırakan için önemi var ne de senin onun bıraktığı yarayı taşımanın. İçindeki aşkla beraber, taşıdığın acılar bir zaman sonra ağır gelmeye başlar iyice. Ne oluyor biliyor musunuz ?
Sizin canınızı yaktığını bir kenara bırakıp en azından bıraktığı acıyı taşımakla yetinmeye başlıyorsunuz.
Aşk böyle bir şey işte.
En ufak bir şeyle yetinmeyi başarabilmek.
Bu bi acı dahi olsa.
Gülüşü bile bu acıyı geçirmiyorsa...
Daha fazla söze gerek yok...