Okumuş olduğum en iyi aşk romanlarının başını çeker. Aşık olduğu lotte’ye duyduğu amansız sevgi, derinlerinizde bir yerlerde sızlıyor. Eserin hem tiyatro sahnesini hem kendisini okumuş biri olarak çok beğendiğimi söyleyebilirim.
“her şey çok farklı olabilirdi” düşüncesi henüz 20'lerimde başımda bir kor ateş gibi yanarken bir nebze olsun ferahlattı. bunu bir kitap nasıl yapabilir? demeyin. okudukça anlayacaksınız. sayısız hayat ve sayısız olanakları deneyimleme fırsatı olan nora seed, en nihayetinde kök yaşamının değerini anlıyor ve intihar etmekten vazgeçiyor. sonunun çok tahmin edilebilir olması, okuma akışımı etkilemedi çünkü her deneme bir derstir. ve aldığım en büyük ders ise “hayatı anlamak zorunda değilsin.yaşaman yeterli.”
john steınbeck'ın robert burns'ın şiirinden (bkz: en iyi planları, fareler ve insanların. sıkça ters gider) esinlenerek yazmış olduğu kısa eser. tiyatro ve film olarak da uyarlaması yapılmış lakin ben direkt eseri okudum. ırgat bir aileye doğan yazarın, işçi sınıfını bu kadar iyi anlatabilmesi, kendi geçimini de bu şekilde sağlamış olmasından kaynaklanıyor. akıcı dili ve anlatmak istediğini çokça yalın bir ifadeyle okuyucuya geçirmesini çok sevdim. kesinlikle okumaya değer.