Ruth yoksulluğun sefil yüzüne ilk kez kendi gözleriyle bakıyordu. Açlık çeken aşıklar ona her zaman romantik gelmişti, ama o aşıkların nasıl yaşadığına dair en ufak bir fikri yoktu. Böyle olabileceğini aklına bile getirmemişti.
Karşı konulmaz kuvvetlerin itici gücü uyarınca atomlardan ve moleküllerden oluşan dünya, sırf bunun için hayranlık duyulacak bir yer değildi; onu güzel yapan, içinde Ruth’un yaşamasıydı. Hayatında bildiği, sezdiği veya hayal ettiği her şeyin en muhteşemiydi o.