Aleyna

Fizikçiler Evrenimizin özel veya alışılmadık herhangi bir hali olduğunu kabul etmekten nefret ederler. Bunun din kokan bir yanı vardır. Nikolas Kopernik'in Evrendeki konumumuzun özel olmadığını keşfine -Yeryüzü, tıpkı diğer gezegenler gibi Güneş etrafında döner ve her şeyin merkezinde değildir- ve Charles Darwin'in doğal yaşamdaki yerimizle ilgili özel bir durum olmadığı keşfine -insanoğlu, gezegenimizdeki diğer sayısız hayvan türlerinden biridir- kadar gider. Ancak fizikçiler, yaşadığımız zamanın okundan bir anlam çıkarabilmek için Evrenin olasılık dışı, son derece düzenli bir konumdan yola çıkmış olması gerektiğini kabul etmek zorunda kalmışlardır. Birçoğu böyle bir konumun, düzgün bir denklem setiyle tüm yaratılışı açıklayan bir 'her şeyin teorisinin' kaçınılmaz sonucu olduğunun günün birinde ortaya çıkacağı umudunu taşır.
Sayfa 187 - Alfa Yayınları·Kitabı okudu
Bilim
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Isı Ölümü
Evrendeki her şeyin işlerliğini sağlayan kilit sıcaklık derecesi farkı, sıcak olan yıldızlarla soğuk olan boş alanların arasındaki farktır. Yeryüzündeki tüm süreçler enerjilerini eninde sonunda güneş ışığından alırlar. Güneşin yüzeyi ile çevresini saran alanın sıcaklık dereceleri arasında yaklaşık 6 bin derece fark olduğu için güneş ışıkları uzaya yayılır. Güneş ışığı okyanus ve atmosfer arasındaki dolaşımı yönlendirir. Bitkilerdeki fotosentezi gerçekleştirir. Eski çağlarda güneşi içine çeken mikroorganizmalar ve ağaçlar milyonlarca yıl boyunca yerin altında sıkışıp kaldıktan sonra petrol ve karbon gibi fosil yakıtlarına dönüşürler. Ancak yıldızlar uzaya ısı pompaladıkça kaçınılmaz olarak soğurlar ve uzay ısınır. En sonunda aralarındaki sıcaklık farkı yok olacaktır. Evren, yalnızca düzensizlik ile dolmakla kalmayıp, işe yaramaz bir düzensizlik ile baş başa kalacaktır. Aynı sıcaklık derecesinde düzensizlik. Isı ölümü konumunun korkunçluğu budur.
Sayfa 185 - Alfa Yayınları·Kitabı okudu
Bilim
IŞIK NEDİR?
Atomların ışık yaydıkları açıkça görülmektedir. Ancak yine açıkça görüldüğü üzere görülebilir ışık, kaynaklandığı atomdan binlerce kat büyüktür. Her iki gerçek de yadsınamaz. Dolayısıyla bu paradoksu çözüme kavuşturmanın tek yolu, kulağa düpedüz çılgınlık gibi gelen bir şeyi, ışığın bir atomdan hem binlerce kat büyük hem de binlerce kat küçük olduğunu kabul etmektir. Hem yayıldığını hem de belli bir yeri olduğunu. Hem bir dalga hem de bir parçacık olduğunu. Işık, boşlukta dolaştığında tıpkı durgun bir gölün üzerinde daireler çizerek yayılan su dalgaları gibi yayılır. Ancak soğrulduğunda veya bir atom tarafından yayınlandığında, tıpkı makineli tüfeğin namlusundan çıkan mini kurşunlar gibi hareket eder. Aynı anda New York'taki Times Meydanında bulunan yangın vanalarından birinin yanında durduğunuzu ve Manhattan'ın her yerini kaplayan bir sis bulutu gibi yayıldığınızı hayal edin. Saçma mı? Evet. Ama yine de ışık aynen böyle bir şeydir. Işıkla ilgili çizilen dalga resmi doğrudur. Parçacık resmi de öyle. Işık, çelişkili bir biçimde hem bir dalga hem de bir parçacıktır.
Sayfa 23 - Alfa Yayınları·Kitabı okudu
Bilim
Bana öyle geliyor ki bu yaşam, bu kısa ömür bundan başka bir şey değildir: Bizi sürükleyen, bazen Tanrı adına, bir politik inanç uğruna, her şeyin sonuçta düzen içinde olduğuna bizi inandıran bir ritüel uğruna, çok büyük bir aşk uğruna bastırdığımız bu duyguların sürekli çığlığı; bu çığlık göz alıcı parlaklıkta ve çok güzeldir. Bazen bir acıdır. Bazen bir şarkıdır. Şarkı da, Augustinus'un söylediği gibi zamanın farkında olmaktır. O, zamanın kendisidir. Kendi de zamanın çiçek açması olan Vedalar'ın ilahisidir. Beethoven'ın Missa Solemnis'inin''Benedictus'' başlıklı bölümündeki kemanın şarkısı saf güzelliktir, saf çaresizliktir, saf neşedir. Karşısında nefesimizi tutarak kalakalırız. İşte zamanın kaynağı budur. Sonra şarkı yavaş yavaş silikleşir ve sona erer. ''Gümüş tel kopar, altın tas kırılır, testi çeşmede parçalanır, kuyu makarası kırılır, toprak geldiği yere geri döner.'' Varsın, öyle olsun. Gözlerimizi kapatıp dinlenebiliriz. Bunların hepsi bana hoş ve güzel geliyor. Zaman işte budur.
Sayfa 147 - Tellekt Yayınevi·Kitabı okudu

Aleyna

, bir kitap okudu
9/10
·168 syf.·
Beğendi
·
4 günde okudu
·
2020 14. kitabı
Carlo Rovelli
9/10 · 133 okunma