Carlo Rovelli

Carlo Rovelli

Yazar
8.1/10
19 Kişi
·
41
Okunma
·
2
Beğeni
·
406
Gösterim
Adı:
Carlo Rovelli
Unvan:
İtalyan Fizikçi, Yazar
Doğum:
Verona, İtalya, 3 Mayıs 1956
Albert Einstein, gençliğinin bir yılını aylaklık ederek geçirdi. Boşa zaman geçirmeden bir yere varılmaz ama gençlerin anne babaları ne yazık ki bunu genellikle unutur.
Bilim Kopernik devrimiyle veya Helen felsefesi ile değil, Havva'nın elmayı yemesiyle başlamıştır. Bilim insan doğasının bir parçası olan bilme arzusudur.
Dünyanın yuvarlak olduğunu ve bir topaç gibi delicesine döndüğünü öğrendiğimizden beri gerçekliğin hiç de bize göründüğü gibi olmadığını anladık: Gözümüze her yeni parçası iliştiğinde yeni duygular yaşarız... Bir örtü daha kalkar.
Fizik'de gerçekleşen önemli kuramlardan bahsedilen ve bu büyük bilimsel devrimlerin önemli yönlerinin ve gizemlerinden kısaca bahsedilen muazzam bir kitap. Formüllerle sizi boğmayan, eğlenceli, aşırı bilimsel kavramların kullanılmadığı gayet sade ve anlaşılır bir dille yazılmış bir eser. Fiziğe ilgi duyanlar için başlangıç kitabı olabilir.Zevkle okudum.
Çeviri kitabı nasıl öldürür örneği olmuş, çok kafası karışık bir çeviri. İlmihal kitabı okuyormuş hissine kapılıyorsunuz ama evrim teorisini anlatıyor gibi bir karışıklık var. Kelimenin arapçasını kullanıp parantez içinde türkçesini yazmak nasıl bir çeviri mantığıdır.
Anaksimandros'a ilk rastlayışım, seneler evvel felsefe ile akademik olarak haşır-neşir olduğum kısa dönemde yaptığım okumalar ve dersler sırasında olmuştu. Hakkında kısaca birkaç cümle söylenerek geçilen tarihsel kişiliklerden biriydi, fakat o birkaç cümle ile beni epey şaşırtmış ve "neden Anaksimandros'tan daha fazla söz edilmiyor, yani söylediği şeyleri söylediği zamanı düşündüğümüzde, gerçekten de hem bilgisi hem sezgisi kuvvetli biriymiş," diye düşündürtmüştü.

Sonrasında Anaksimandros'a ilişkin herhangi bir popüler çalışmaya denk gelememiş olmama karşın, onu unutmamıştım. Birkaç hafta önce kütüphanede bu kitap gözüme çarptı: Miletli Anaksimandros - Bilimsel Düşüncenin Doğuşu. İşte bu! Alt başlık da tam benim hak ettiğini düşündüğüm şekilde atılmıştı; bilimsel düşüncenin doğuşu. Ülkemizdeki basım tarihi 2014, tahmin ettiğim gibi oldukça yeni sayılır. "Neyse, sonunda Anaksimandros'un doğduğu topraklarda da kendisi hatırlanmaya başlanmış," diye sevindim ve hemen aldım kitabı.

Kitabı çok beğendim. Okuduğum en hoş bilim tarihi kitaplarından biri olduğunu söyleyebilirim. İştah açıcı bir giriş bölümüyle başlayan ve 12 bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde, Anaksimandros'un yaşadığı döneme ilişkin bir dünya panaroması sunuyor öncelikle yazar bize. 30 sayfaya son derece özlü ve sürükleyici biçimde sığdırılmış olan bu M.Ö.600'lere ilişkin tabloyu ilgiyle okudum. Sonraki bölümlerde de Anaksimandros'un düşünceleri, bunların insanlığın bilgi haznesi açısından önemi ve ayrıca o kadar erken bir zamanda bunları nasıl anlamış olabileceğine ilişkin fikir yürütmeler bulunuyor.

Ayrıca, Anaksimandros'un "bilimsel araştırma yöntemi" açısından yaptığı büyük katkının da farkına varmamızı istiyor yazar: Ustaya hem saygı duyan, hem de eleştirebilen bir tutum takınmak. Batı'da önceden ve Doğu'da sonraları da süren bir gelenek olarak, bir öğretiye ya bütünüyle kendini teslimcilik ya da bütünüyle karşıt tavır alarak eleştiricilik yapılırken; Anaksimandros kişileri ya da grupları merkeze koymayı ve ona göre davranmayı bırakıp, merkeze koyduğu "hakikat" ile nesnel bir şekilde davranmaya başlıyor. İşte bu tutum, günümüz modern biliminin birincil yöntemidir; bu olmadan hiçbir şey olmaz. Birbirlerine atıflarla bağlı makaleler sayesinde, insanlığın bilgisi sürekli bir gelişim içindedir.

Bilim metodolojisinin önemli bir kısmının köklerinin Milet ekolünün ve özel olarak da Anaksimandros'un derin düşüncelerinde bulunduğunu belirten yazar şöyle diyor: "Natüralizm, teorik terimlere ilk kez başvuru, olayların kendilerini zaman sürecinde sergilemesini zorunlulukla belirleyen doğa yasası fikri ve özellikle de aynı araştırma çizgisi içinde ustaya saygı ile eleştirinin bileşimi ve de dünyanın bizim onu algıladığımız gibi olmayabileceği genel fikri, hep Milet kökenlidir."

Kitabın yedinci bölümündeki yazı ve alfabeye ilişkin bilgileri de ilgiyle okuduğumu ekleyeyim.

Türkçe çeviri konusuna gelirsek, bir gözden geçirme yapılması gerek. Çeviri daha iyi olabilirdi. Özellikle 116. sayfadaki "herkesler" kullanımı çok kötü olmuş. Çevirmenin burada "herkes"ten daha güçlü bir anlam iletmek istemiş olabileceğini düşünüyorum ama o zaman da (nasıl olsa kitabın diğer yerlerinde Türkçe olmayan sözcükler kullanmaktan çekinmemiş) "cümle âlem" kullanımını seçebilirdi. Bir de birkaç yerde kullanılmış olan "upuygun" sözcüğü dikkatimi çekti; pek alışık olmadığımız bir pekiştirme... Fakat 159. sayfadaki ilk paragrafın son satırında ise epey bir sıkıntı var galiba: Oradaki "çok uzaktan daha doğru" sanırım çeviri hatası barındırıyor. Ayrıca, zaman kiplerinin kullanım devamlılığında tutarsızlıklar var; geçmişe ilişkin bir paragraf geniş zaman kipiyle devam ederken, araya geçmiş zaman kipiyle yazılmış bir cümle karışabiliyor örneğin. Yine de, bu değerli eseri dilimize kazandırma yolunda verdiği emekler için elbette çevirmene çok teşekkürler.
Bir bilim adamının yaşam öyküsü, onun teorik fizikteki özel kuramı ve bilim felsefesi hakkında bir kitap. Farklı gözlerle okunabilir. Bir biyografi de olabilir, bir bilim felsefesi kitabı da olabilir ya da teorik fizikteki gelişmeler anlamında da incelenebilir. En azından sonuncusu bana oldukça uzak olduğundan anlamakta yer yer güçlük çektim. Ancak felsefe mezunu olarak bilim felsefesi kısımları hoşuma gitti. Yazar 10 sene bir felsefe enstitüsünün toplantılarına katılmış ve bu cümlelerinde çok açıkça kendini belli ediyor. Sadece iki gece içinde bitirmiş olmam herhalde kitaba duymuş olduğum merakı yansıtmakta. 125 sayfalık bu kitabı her bilim adamı ya da adayının okuması gerektiği kanısındayım.

Yazarın biyografisi

Adı:
Carlo Rovelli
Unvan:
İtalyan Fizikçi, Yazar
Doğum:
Verona, İtalya, 3 Mayıs 1956

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 41 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 58 okur okuyacak.