Emre Kumcu

Sultan Selim'in sandukasının yanında beş çocuğunun da sandukası durmaktadır. En büyük oğlu, babasının ölümünden sonra bu çocukları boğdurmuştur. Sultan, ölümü halinde onların da öldürüleceklerini bildiğinden, yanına gömülmelerini vasiyet etmiştir. Türkler, dünyanın birden fazla güneşe ihtiyacı olmadığı gibi, devletin yönetilmesi için de birden fazla hükümdarın gerekmediği düşüncesindedirler. Hz. Muhammed'in öğretisini benimseyenler nasıl gökte bir tek Tanrı tanıyorlarsa, yeryüzünde de sadece tek bir hükümdar kabul ediyorlar. Bu yasayı da Tanrı ister beğensin, ister yadsısın, yürürlükte tutuyorlar.
Sayfa 135 - Kitap Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam
Ama Hıristiyanlık onların birbiriyle savaşmalarından yararlanıyor, çünkü bana kalırsa, Tanrı İranlılarla Türkleri çarpıştırmakla her iki devletin yönetimlerini uğraştırıyor ve bir denge sağlıyor. Zavallı masum Hıristiyanların tamamen yok edilmemeleri ve biraz rahat nefes alabilmeleri için, Hz. Muhammed'in ümmeti birbirleriyle uğraşmalı. Aksi halde onların karşısında kimse duramaz. Eğer Türkler on yedi yıl boyunca İranlılarla çatışmasalardı, kim bilir daha ne huzursuzluklar çıkaracaklardı. Her ne kadar bu zaman zarfında Macaristan'da ve Hırvatistan'da pek çok olaya neden oldularsa da, İranlılarla birlik olabilselerdi, durum çok daha kötü olurdu.
Sayfa 90 - Kitap Yayınevi·Kitabı okudu
Sinan Paşa adında, cüretkâr ve zalim başka bir kişi de, armağanlar konusunda elçiyle alay etmiş ve altın kaplama tabakların birer çocuk oyuncağı olduğunu, bunların yerine silah ve zırh takımları getirseler daha makbule geçeceğini, hiç değilse bunlarla gâvurları (Hıristiyanlardan bu isimle söz ederler) tepeleyebileceklerini söylemiş.
Sayfa 85 - Kitap Yayınevi·Kitabı okudu
Türklerden söz edildiği zaman hepimizin yüreği ağzına geliyor sanki. Onların yenilmez olduklarını, kentlerinin çelik yapılardan oluştuğu ve demirden surlarla korunduğu, bunları aşmanın veya yıkmanın imkansızlığı kanaati hepimize egemen olmuş durumda. Oysa burada gördüm ki, aslında Türklerin ülkeleri derme çatma köylerden ibaret. Yalnız bu bölge değil, her yer öyle. Ama düşman hışımla saldırıya geçtiğinde bu ilkel yerleşimler bir gece içinde tahkim edilebilmektedir. Buna çok kez tanık olduk.
Sayfa 34 - Kitap Yayınevi·Kitabı okudu