"Eğer birisinin yanında en karanlık taraflarını dahi apaçık edebilecek samimiyetle yer alabiliyorsan ve onun da en karanlık taraflarını dahi paylaşabilmesi için gereken şeffaflığı sunabiliyorsan gerçek bir yakınlıktan bahsedilebilirmiş."
"Önce kendine aşık olacaksın... Kendine aşık olacaksın ki, nasıl bir değeri ortaya koyduğunu bilecek ve o değeri ona vereni seçebileceksin. Seni sen gibi sevenle birleşecek, ona benzersiz seni sunacaksın. İşte böyle kendini olduğu gibi tümüyle kabul edip sevebildiğinde, karşındakinin de olmasına izin vereceksin. Kendini gerçekleştirmesine. Nasıl olmak isterse. Aşk ancak böyle yaşanabilir. Bundan gayrısı ancak eksiklik, ihtiyaç ve yoksunluk dolu bir trajedi olabilir."
"Benim en büyük korkum, kendimmiş. Oysa kendinden kaçabilir mı insan? Hele zihni bir yandan, o kendi zannettiği korkuluğu her an parlatmak için çalışıyorsa."
"Peki, yaşam bekliyor mu seni? An be an akmakta hâlâ yaşam. Sen zihninle o bir kare üzerinde uğraşırken ohoooo, yaşam olmakta bir yandan. Ama sen içinde yoksun. Ve düşün işte böyle bir an kaçtı, iki an kaçtı, üç an kaçtı derken... bütün yaşam kaçıyor, anlıyor musun?"