Olduklarına sahip çık. "Mükemmel" ile yorulmadan, "hatasızlık" için kendini kırmadan, "başkası gibi" olmak için özünü bırakmadan yaşa kendini. Hatalarınla tüm hayatını karartmadan, sana söylenen her sözü senin sanmadan, kendi acınla bir başkasını vurmadan yaşa kendini.
"Söyleyecek şeylerin olacak senin. Kederlerden şükürler, hayallerden dilekler, öfkelerden küfürler üreteceksin kendine göre. Korkular yüksek sesle anlatılıp hafifletilecek. Mutluluk şarkı olacak, söylenecek. Ne varsa, nasıl varsa gelecek ve yaşanacak günü gelince. Geçmişin, seni kırdığı yerden büyütecek sen demlendikçe. Geçmiş ile kavga etmeyip, geçen zamanı hayata çevir. Başına gelenleri yok saymayıp onları deneyime ekle. Kabulle, keşifle, seçimle geçmişinden getirdiklerini hediye et geleceğine."
"Ne çok büyütmüşsünüz, ne kadar çoğaltmışsınız dertlerinizi. Olan oldu, olmayana bakarsınız zamanla. Hayat ağrısında yaşadığımız doğal zorlukların zaten sahibiyiz. Kendimizi yok sayıp canımızı bile isteye yakışımız fazla."
"Güvendiğim yol arkadaşlarına açacağım içimi ben artık doktor. Ulu orta, pırıl pırıl, şahsıma münhasır biri olacağım çıkınca. Uyanınca, zaaflarıma gözlerimi kapatmadan, geçmişimden bakışlarımı kaçırmadan, beni ben yapanları yaşayacağım."
"Kim çok utanıyorsa, en çok o utandırıyor diğerlerini. Kendine kızgın olanlar başkalarının açıklarını kollayarak dindiriyor öfkelerini. Herkes kendi zaafından vuruyor ötekini."