She may not have known exactly what it meant, but she knew how it felt.
Bunun tam olarak ne anlama geldiğini bilmiyor olabilirdi, ama nasıl hissettirdiğini biliyordu.
Sometimes, when trauma goes on begetting more trauma, life feels less believable than fiction.
Bazen, travma yeni travmalar doğurmayı sürdürdüğünde, hayat kurgudan bile daha az inanılası gelir.
Doris’s brother Albert would later recall being selected to be in a “science club,” whose young members were, unbeknownst to them, fed hot cereal laced with radioactive calcium. This was part of an experiment sponsored by Harvard University, MIT, the Atomic Energy Commission, and Quaker Oats. Other forms of nonconsensual medicalized interventions at these institutions included lobotomy, electroshock therapy, and surgical sterilization.
Doris’in kardeşi Albert, daha sonra bir “bilim kulübüne” seçildiğini hatırlayacaktı; bu kulübün genç üyelerine, kendilerinin haberi olmadan, radyoaktif kalsiyum katılmış sıcak mısır lapası yediriliyordu. Bu, Harvard Üniversitesi, MIT, Atom Enerjisi Komisyonu ve Quaker Oats tarafından desteklenen bir deneyin parçasıydı. Bu kurumlarda rıza dışı olarak uygulanan diğer tıbbi müdahaleler arasında lobotomi, elektroşok tedavisi ve cerrahi kısırlaştırma yer alıyordu.
Fazlasıyla akademik içerikli bir kitap olduğunu düşünüyorum. Başlık ve konu (pozitif psikoloji) genel olarak ilgimi çektiği için ilk üç bölümü "okumaya çalıştım". Olmadı.
8 bölümden oluşan kitabın bölümleri dört farklı yazar tarafından yazılmış ve yine dört farklı çevirmen tarafından Türkçe'ye çevrilmiş. Okuma zorluğuna bu da katkı yapmış olabilir.