Cüssesi kadar kocaman yüreğe, merhamete; cüssesine ters korkuya sahip John Coffey'nin Yeşil Yol'a doğru attığı ürkek adımları, büyük bir hüzünle ve bu mükemmel esere erişmekten duyduğum şansla birlikte izledim.
Okurken gözümden yaş gelen ilk ve tek kitap olması, benim için ayrı bir öneme sahip olması için en büyük etkendi. Bu sebeple hayatımda en ufak bile izi olan insanlara büyük bi zevkle önerdiğim harika bi kitap.
Sonunda büyükten küçüğe her insanı derinden etkileyen o efsane söz:
"Yoruldum, patron. Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum. Yanımda hiç arkadaş olmamasından bıktım. Nereye gideceğimizi, nerden geldiğimizi söyleyecek biri. İnsanların birbirine kötü davranmasından bıktım. Çok fazla var, sanki her an için kafama cam parçaları batıyor. Anlıyor musun? Karanlıktan korkuyorum patron lütfen ışığı kapatma..."
Ne yazsam eksik kalacağı için bu kadarıyla yetiniyorum. Mutlaka okuyun...
Gördüğüm ve hissettiğim acılardan yoruldum artık, patron. Yağmur altında bir ispinoz gibi yalnız, hep yollarda olmaktan yoruldum. Hiçbir zaman bana eşlik edecek, bana nerden geldiğimizi, nereye gittiğimizi ve nedenini söyleyecek bir yoldaşım olmadan. İnsanların birbirlerine karşı bu kadar kötü olmalarından yoruldum. Yardım etmeye çalışıp da edemediğim bütün o zamanlardan. Karanlıkta olmaktan yoruldum. Asıl da acıdan. Çok fazla. Eğer sona erdirebilseydim, yapardım. Ama yapamıyorum.