Geçen vakte üzülmek insanı öldürür. Nitekim şöyle denir: ‘Geçen vakti kaybettiğine üzülmekle meşgul olmak ayrı bir vakit öldürmedir.’ Bundan dolayı ‘vakit kılıç gibidir, sen onu kesmezsen o seni keser’ denmiştir.
İslam, Batı toplumlarının tanıdığı anlamda ruhban sınıfının yönettiği teokratik bir devlet anlamında “dini bir otorite” kurmaya çağırmıyor. Aksine o, milletin seçtiği, yasama konusunda, yönelimlerinde, iç ve dış siyasetinde İslam’ı referans alan sivil bir hükümet anlamında “İslami bir hükümet” kurmaya çağırıyor.
İstediğim gibi yaşadım ömrümü, kimseye kulak asmadan. Hatalarım da oldu tabii ama bu hatalardan çok şey öğrendim. Hayatım boyunca önemli kararlarımın hepsini kendim verdim ve içinde pişmanlık olmayan bir yaşam sürdüm. İşte bunu söyleyebilmek o kadar değerli ki.. Eğer başarı diye bir kavram varsa bu olmalı. Bana göre başarı zengin olmak ya da ünlü olmak değil, hayatın boyunca kendi kararlarınla pişman olmadığın ve iyi ki diyebildiğin bir yaşam sürmektir.
Vatanseverlik insanın tabi bir hissidir. Fakat Milliyetçilik bir his değil, ideolojidir. Vatanseverlik bir duygudur. Milliyetçilik, bu duygunun üzerine kurulmuş olan bir ideolojidir.