Her zaman kitabın incesi makbuldür diye elime alıp okumaya başladığım bu ulvi yolculukta derinlere dalınca her kitap yaşanacak bir hayat gibi gelmeye başladı hiç bitmesini istemediğin. Sanırım tek şansım Stefan Zweig ile başlamış olmak bu yolculuğa. Sırf okuduğum kitap sayısı artsın diye kitaplığıma doldurduğum kitaplarında bitmesini istemediğiniz kısacık kitapta uzun hayatlar , hayaller anlatmış. Artık gözüm korkmuyor kalın kitaplardan. Başlayınca sonunu merakta etmiyorum. Bir an önce bitsin demiyorum. Çayımı demleyip , müziğimi açıp o hayalden bu hayale, o hayattan bu hayata. Bazen gökte bir yıldız oluyorum , kah parlayıp, kah yok oluyorum.
İnsan , yenilince güler miydi ? Neden büyükler yenilgiye uğrayınca ağlar,feryat ederler ? Neden başlarından geçenleri bizim gibi gelip geçici bir oyun olarak görmez, düşünmezler ?