AlihsaN

Oğlum Malsalbek'i ve bütün kahramanları (şehitleri) selamlıyorum elbet. Onun kahramanlığından gurur duyuyorum ama şan ve şerefin böylesini hiç bir ana hayal etmez. Analar çocuklarını yaşasınlar diye doğururlar, dünyada mutlu olsunlar diye doğururlar...
Sayfa 94·Kitabı okudu
Reklam
Savaş her şeyi, kimsenin gözünün yaşına bakmadan yutup yok ediyordu: Hayatı, işi, hürriyeti, hatta çocukların bir kaşık çorbasını yalayıp yutuyor, en küçük bir buğday tanesini bile doymak bilmeyen midesine indiriyordu.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Ben toprağım, bana bakın! Ben her biriniz için aynıyım ve siz de benim gözümde eşitsiniz. Benim için önemli olan sizin sözleriniz değildir. Ben sizin dostluğunuza muhtacım, çalışmanıza, beni işlemenize! Saban izine bir çekirdek, bir tohum tanesi atın, size yüz katını vereyim, küçük bir fidan dikin kocaman bir çınar vereyim! Evler kurun, temel olayım! Üreyin, çoğalın, hepinize güzel bir barınak olayım! Derinim, yükseğim, büyüğüm, ucum bucağım da yok... Hepinize yeterim ben... ... Sen de bana insanlar savaşmadan yaşayamaz mı diyorsun Tolgonay. Bu bana bağlı değil ki. Siz insanlara, niyetinize, irade ve bilgeliğine bağlı. -Sevgili Toprak Ana, savaş, en çalışkan evlatları, en usta sanatçıları öldürüyor.
Sayfa 77·Kitabı okudu
Savaşa giden demircinin önce örsü ve çekiciyle vedalaştığını söylerler.
Telgraf! Nefesim kesilecekti neredeyse. Demirhaneden çekiç sesleri geliyordu kulağıma, ama çekiçler örse değil de benim göğsüme güğsüme iniyordu sanki.
Sayfa 53·Kitabı okudu