Ali Tırman

Böyle garip nitelikleri olan insanoğlundan ne beklenebilir? Önüne dünya nimetlerinin hepsini serseniz, başı kaybolana, hatta su yüzüne ufak ufak kabarcıklar çıkana kadar saadet deryasına gömseniz, çalışmaya ihtiyacı olmayacak derecede refahını sağlasanız da, sırf ballı çörekleri yiyip yan gelip yatması, bir de insan neslinin kurumaması için uğraşmasını sağlamak için iktisadi refaha kavuştursanız da, sırf nankörlüğü, küstahlığı yüzünden bir rezalet koparacaktır. Sırf müsbet akla kimi düşsel öğeler katabilmek için ballı çöreklerden, iktisadi refahndan vazgeçip, kendisine en zararlı saçmalıkların peşinden koşar. Aklı sığmaz hayallerinden, en adice ahmaklığından sıyrılmaya asla yanaşmaz, çünkü tabiat kanunlarının insana arzu duymaktan caydıracak kadar tıpkı bir piyano çalmasına, bir cetvele göre davranmaya zorlamasına rağmen, bir piyano tuşu değilde insan olduğunu(sanki pek gerekliymiş gibi) kendi kendine ispat etmek ister.Öte yandan insan,gerçekten bir piyano tuşu olduğunu görse,hatta tabiat bilimleri ve matematik yoluyla, öyle olduğu ispat edilse bile gene akıllanmaz; gene mahsus, sırf nankörlükten, inadından yeni haltlar karıştırır.Bunu yapmaya gücü yetmezse, bu defa ortalığı kasıp kavuran fırtınalar,türlü türlü facialar icat eder ve isteğini o yoldan elde eder.
Sayfa 32·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Ali Tırman

, bir kitap okudu
6/10
·202 syf.·
21 saatte okudu
·
2023 12. kitabı
Ray Bradbury
7.7/10 · 108,3bin okunma
Eskiden, İsa’dan önceki zamanlarda Anka diye aptal, lanet olası bir kuş vardı; her birkaç yüz yılda bir odunu yığıp kendini yakardı.İnsan’ın birinci dereceden kuzeni olsa gerekti.Ama kendini her yakışında, küllerinden fırlayıp yeniden doğardı. Görünüşe bakılırsa biz de aynı şeyi tekrar tekrar yapıyoruz ama biz de Anka’nın asla sahip olmadığı lanet olası bir şey var. Lanet olası, aptalca bir şey yaptığımızı biliyoruz;bunu bilmeye devam edersek ve hep aklımızda tutarsak, lanet olası cenaze ateşleri yakıp ortalarına atlamayı günün birinde keseceğiz.
Sayfa 191·Kitabı okudu
Bazen metrolarda gizlice kulak kabartıyorum. Veya gazoz makinelerinin başındayken kulak kabartıyorum ve biliyor musun? -Neyi? -İnsanlar hiçbir şeyden bahsetmiyor. -Ah, bir şeylerden bahsediyorlardır mutlaka! -Hayır, hiçbir şeyden bahsetmiyorlar. Genellikle bir sürü araba veya giysi markası ya da yüzme havuzu firması sayıp ne güzel diyorlar! Ama hepsi aynı şeyleri söylüyor ve kimse kimseden farklı bir şey söylemiyor.
Bu kadının kan dolaşım yeniydi ve ona yeni bir şey yapmış gibiydi. Kadının yanakları pespembeydi; dudakları çok tazeydi ve canlı renkliydi…yumuşak ve rahat görünüyorlardı. Orada başka birinin kanı vardı. Başka birinin bedeni, beyni ve hafızası da olsaydı keşke. Keşke Mildred’ın zihnini alıp kuru temizlemeciye götürebilseler ve ceplerini boşaltıp, buharlayıp, temizleyip, tekrar toparlayıp sabahleyin geri getirebilselerdi. Keşke… 
Sayfa 36·Kitabı okudu