Böyle garip nitelikleri olan insanoğlundan ne beklenebilir? Önüne dünya nimetlerinin hepsini serseniz, başı kaybolana, hatta su yüzüne ufak ufak kabarcıklar çıkana kadar saadet deryasına gömseniz, çalışmaya ihtiyacı olmayacak derecede refahını sağlasanız da, sırf ballı çörekleri yiyip yan gelip yatması, bir de insan neslinin kurumaması için uğraşmasını sağlamak için iktisadi refaha kavuştursanız da, sırf nankörlüğü, küstahlığı yüzünden bir rezalet koparacaktır. Sırf müsbet akla kimi düşsel öğeler katabilmek için ballı çöreklerden, iktisadi refahndan vazgeçip, kendisine en zararlı saçmalıkların peşinden koşar. Aklı sığmaz hayallerinden, en adice ahmaklığından sıyrılmaya asla yanaşmaz, çünkü tabiat kanunlarının insana arzu duymaktan caydıracak kadar tıpkı bir piyano çalmasına, bir cetvele göre davranmaya zorlamasına rağmen, bir piyano tuşu değilde insan olduğunu(sanki pek gerekliymiş gibi) kendi kendine ispat etmek ister.Öte yandan insan,gerçekten bir piyano tuşu olduğunu görse,hatta tabiat bilimleri ve matematik yoluyla, öyle olduğu ispat edilse bile gene akıllanmaz; gene mahsus, sırf nankörlükten, inadından yeni haltlar karıştırır.Bunu yapmaya gücü yetmezse, bu defa ortalığı kasıp kavuran fırtınalar,türlü türlü facialar icat eder ve isteğini o yoldan elde eder.