Bir kitapta okumuştum;bir adam mutsuz biten öykülerin sonunu değiştiriyordu.İşi gücü buydu;öykülerin sonunu değiştirmek...Şimdi,elinde kalemle benim öykümün üstüne eğilmişti.Silgisi de vardı.Kargacık burgacık harfleri özenle siliyor;silgi parçalarını temizlemek için kâğıda üflüyordu.Bağlılıklarım,inandıklarım,önemsediklerim havada uçuşuyordu.Yeniden yaratılıyodum.
Bir el,hiç incitmeden ruhuma dokunuyor,okşayışlarıyla yaşamımı yoğuruyor,biçim veriyordu.Rahattım;sonunda ortaya iyi bir sanat yapıtı çıkacağından hiç kuşkum yoktu.İyi bir yaşam,iyi bir öykü,iyi bir son...
Üşümüyor,terlemiyor,heyecan duymuyordum;aklımdan tek bir şey geçmiyordu.Yıllar süren bir yolculuktan sonra evime dönmüş,yatağıma uzanmış gibiydim ama yorgunluk hissetmiyordum.Biri,bütün bedenimi boşaltmış,içimi huzurla doldurmuştu.
Yenildiğimi;kavram ve nesnelere duyduğum ilginin azaldığını,gün boyu oradan oraya koşturan siluetlerden birine dönüştüğümü,giderek zayıflayan bir ışık demeti gibi yavaşça söndüğümü hissediyorum...
Yolda yüzlerce insan görüyorum.Yaşamlarının ne kadarının kendilerine ait olduğunu bilmiyorum;yürüyüşleri,dalgınlıkları,uykulu halleri bana hep bunu düşündürüyor.Kopya gibi görünüyorlar.Belki asılları başka bir boyutta,bilmediğimiz bir yerde yaşıyor.