📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanları birçok bakımdan iki sınıfa ayırabilirsiniz. Fakat en doğrusunu Auguste Breal adında bir muharrir yapmıştır. O muharrir, "İnsanları, beraber yaşadıkları kimselere hayatı hoş bir hale getirenler, bir de beraber yaşadıkları insanlara hayatı zehir edenler diye ikiye ayırmak kabildir." diyor.
Dünyanın kuruluşundan 1 7'nci asrın ortasına gelinceye kadar kim bilir kaç kişi sonbahar mevsiminde elma bahçelerinde, o güzelim elma ağaçlarının
altında oturmuş ve kim bilir kaç kişinin başına tesadüfen kaç olgun elma düşmüştür?Fakat yeryüzünde bir yer çekimi kanununun hüküm sürdüğünün meydana çıkması için, ağaçta duramayacak kadar · olgunlaşmış bir elmanın ancak büyük İngiliz alimi
Newton'un başına düşmesi icap etti. Biz olsaydık belki de bu münasebetsiz elmaya kızar, aksilenirdik.Halbuki Newton elmayı kafasına yiyince aksileneceği
yerde ilk defa olarak kendi kendine, "Bu elma neden
düşüyor?" diye sordu ve gene ilk defa olarak alim
kendi sorduğu bu suale gene kendi, "Yer çekiyor da
onun için!" diye cevap verdi.
"Peki ama öyle ise Ay neden Dünya'mızın üstüne
düşmüyor?"
Alimin zihninde sualler sualleri kovaladı. Tesadüfün kafasına düşürdüğü o elma ve onun sebep olduğu araştırmalar Newton'u yer çekimi kanununun
keşfine doğru sürükleyip götürdü. Bizim Amasya elmalarına hiç benzemeyen, belki de düşeceği yeri bilmekten başka hiçbir meziyeti olmayan alelade bir
elma, harikulade bir kafaya evrensel bir gerçeği dank ettirmiş ve böylelikle fizikte büyük bir inkılap oluvermişti.
Başkasının yerinde olmayı şimdilik bir tarafa bırakarak kendi yerimizdeki duruşumuzu inceleyelim ve her şeyden önce kendi yerimizi doldurmaya çalışalım.